Her konuya değinmeye çalıştığımız gibi, zaman zaman sağlık konusuna da değiniyoruz. Şüphesiz ki bir gazetecinin temel görevlerinden biri de çevresinde, bölgesinde, ülkesinde olup biteni takip etmektir..Toplum yararını ve toplum çıkarlarını savunmaktır. Sağlığın ülkemizdeki durumu nedir? Sorunlar asıl çözülecek? Açılan her yeni hastane sıkıntılara derman olacak mı? Alınan teknolojiler bir işe yarayacak mı? Yeri geldikçe yazdık. Aynı nakarat gibi olacak. Ben biliyorsam çok kişi de biliyor. Uygulayanlar da. Sorunları bilen çok…Düzelmesini isteyen yok gibi bir durum var. Sağlıkta çok güzel iyileştirmeler de yapıldı, şüphesiz ki…Ancak, gelişmelere bakınca, bunun yeterli olmadığı görülmektedir.
Olay sistem meselesi. Okumayı yazmayı nasıl öğrendik? Alfabenin ilk harfinden başlattılar
’’A’’ harfinden ‘’Z ‘’ye gidildi. İşte burada da sağlığın başından başlayacaksınız.
Eğitim şart. Her alanda. Tıp eğitimi. Bu olmadan sağlık olmaz. Ama son yıllarda her gün bir yenisi eklenen Tıp Fakültelerini gördükçe bu iş nasıl düzelecek demeden de duramıyorsunuz. Ülkede 100 civarında Tıp Fakültesi oldu. Çoğu devlet, bir kısmı özel ve vakıf üniversitelerinin fakülteleri…
Binası yok…Hastanesi yok…Laboratuvarlar yok. Ama en önemlisi, eğitici kadrosu yok. Yeterli akademik kadro yok. Olan da yetersiz...Amaher bir Tıp Fakültesi mezun veriyor, piyasa ya diploma alan Dr. sunuyor, doktor yetiştiriyor. Asıl sıkıntı burada. Temel olarak, yetersiz yetişen hekim üzerinden sağlığın düzelmesini beklemek…Hatta öyle ki, bilinç düzeyi yüksek insanlar, Dr. ihtiyacı olduğunda, hangi Tıp Fakültesi mezunu diye araştırma yapıyor.
Yetersiz yetişen hekimin, yetersiz eğiticiyle uzmanlaştırılması. Yetersiz hekim, yetersiz uzman…Devamında yetersiz akademik personel… Bu kısır döngü, sürekli devam edecek.
Hayali yayınlar…Hayali dergilerde yayınlanan sözde çalışmalar. Yurt dışında bir cerrahi implantı bulan ve kendi adını veren kişinin kliniğinde yaptığı çalışmada yüzde 68 başarı elde ederken bizimkilerin yüzde 89 başarı yayınlaması….
20 vakanın 80-90 vaka olarak sunulması…Yayına verilmesi…Yalan dolan akademik çalışmaların sonunda, akademik unvan alınması…
Memlekette 82 milyon nüfusta, 24 milyon sürücünün olması gibi…Tüm nüfus; çoluk ,çocuk yaşlı dahil 82 milyon…Ehliyeti olan 24 milyon….
Sonra da Avrupa standartları… Bu eğitim işi düzelmeden zaten sağlığı düzeltme söz konusu değil…
Ülkenin her yerinde aile hekimliği uygulaması. Herkesin bir aile doktoru var görünürde…Muayene olan var mı ? Çok az…Reçete yazma merkezleri…Kaç kutu yazılıyorsa son dozuna dek…Başka istediğinin olup olmaması ile biten reçete yazmaları…
Sevk zinciri sisteminin bir türlü uygulamaya geçirilmemesi. Al kimliğini istediğin yerde muayene ol uygulaması. Yurt dışında uzmana bir aydan önce ulaşamazken …Burada elini kolunu sallayarak hastanelere gidiş…Oralarda yoğunlaşma…Aşırı ve gereksiz tetkikler …
Polikliniklerde gereksiz kalabalıklar…Acillerin aşırı yoğunluğu…Aşırı yoğunluğun çoğunun acillik hasta olmayışı…Bu arada gereksiz acili meşgul edenlerin gerçek acillere verdiği zarar ve yaşam kayıpları…
Çok kısa süren poliklinik muayeneleri…İstenilen aşırı tetkik. Film, tahlil, MR…Tomografi…Aşırıtetkik hatalı sonuç fazlalığı…
10 dakika sürmeyen MR çekimi…Dakikacıklarda okunma ve raporlanmaları…Bu raporlardan tedavi şekillenmesi…
Üniversitelerin birinci basamak hastalarına bakması……
Mültecilerin de eklenmesi…Aynı rastgele ellerine verilen kimliklerle muayene olmaları…Bu kadar sınırsız sağlık hizmeti mi?
Anlamak o kadar zor ki…Her ev bağımsız eczane durumunda…Yazdır , yazdır ilaçları stokla…
Artan poliklinik sayıları…Katlanarak giden ameliyat sayıları…
İşin sağlık tarafı bu…Sağlıkçı tarafı…
Karşıdaki hasta grubu nasıl biraz da oraya bakalım…
Mutsuz …Hastanelerde sağlık kurumlarda dolaşan milyonlar…
Sıkıntısının ne olduğunu bilmeyen insanlar.
Evinde ,işinde sıkılıp buralarda vakit geçirenler…
İnternetten okuyup kendisine tanı koyarak sağlık kurumlarında tedavi arayanlar.
Hastalık hastaları…ilaç isteyen çoğu zaman ameliyat isteyenler…Bir şeyi olmadığı söylendiğinde mutsuz olanlar…Sağlık sıkıntılı…
Sağlık …sağlıksız…
İlaç yazdıranın…Poliklinik muayenesi olanın….Bir de ameliyat olduğunda çok mutlu olanın, hasta memnuniyeti…Kriter bunlarsa sağlığın halini biraz düşünün..Giderek iyi sanılan ama kötüye giden bir durum…
Şarkıda ne diyor…Üflediler söndüm…Karanlıkta gördüm…
Pek bilmezdim amma derindeymiş derdim…
Bak içime gör beni…Tut elimden yak beni…
Otur baştan yaz beni…
Sağlığın sağlığı, artık…oturup baştan yazın beni diyor…
Hadi, Alfabenin ‘’A’’ sından başlayalım…
SON SÖZ’’ SAĞLIK, SAĞLIKLI NESİLLER YETİŞTİRİR:’’