2025 geldi geçti..
Nasıl geçti?
-TIR misali ezerek..
"Her gelen yıl, önceki yılı aratmaz inşallah" diyoruz..
"İnşallah maşallah'ı bizim kadar kullanan ülke var mı acaba?" sorusunu sorar dururum kendime..
-Yok..
İkinci ile aramıza Amerika, İngiltere, Almanya ve hatta Çin'i sokmak mümkün..
-Sığar yani..
-Alır yani..
-O kadar mesafe var yani..
2025 anamızı ağlattı, emdiğimiz sütü burnumuzdan getirdi..
Vurdu da vurdu, ezdi de ezdi, paspas etti.
.......
Önceki gün;
"2026 yılı hayırlara vesile olur inşallaaaaah" dedik..
Olur mu?
-Zor.
Neden zor?
-Anlayış fukaralığımız var da onun için zor..
-Hal ve gidişimiz İĞDİŞ edilmiş te onun için zor..
-Kafaları hınzırlık için çalışanlarımız çok ta onun için zor..
-Emekliyi, Bağ-Kurluyu, fakiri, fukarayı, garibi, gurabayı ipleyen yok ta onun için zor..
-Nankörlüğün kitabını yazanlarımız Nobel Ödülü peşinde koşacak kadar körleşmiş de onun için zor..
-Verdikleri SÖZ'ü unutup,
KÖZ edenlerimiz var da onun için zor..
-"Bana birşey olmasın, benden sonrası tufan olsun" düşüncesi tavan yapmış ta onun için zor..
-Dinamik olmak ile dandikliği birbiriyle "tukaş eden", olması gereken hassas meselelere "öküz gibi" bakanlarımız çok ta onun için zor..
-Nasılsa unuturlar" diyenler, demeyenlere "bin basıyor da" onun için zor..
-Erdem'i midem olarak anlayan kofzottiklerimiz meydanı boş bulmuş ta onun için zor..
-Adaplı olmayı; "Biyat et, bayatlamazsın" anlayışı olarak algılayanlarımız çok ta onun için zor..
Halimiz, ahvalimiz böyle oluncaaaaa;
"Neylesin 2025, neylesin 2026,
ve kime yetsin gelecek yıllar."
.......
Değerli dostlar..
Bugünlük bu kadar..
Gözüm için ameliyat olmam gerekiyor..
Bir hafta sonra buluşmak üzere, Allah'a emanet olun, hoşçakalın..