Markette kasaya doğru ilerlerken elimdeki ürünlerden çok, kasanın yanındaki poşet fiyat tabelasına takılıyor gözüm. “Plastik poşet: 1 TL”
Aslında bu tabela yalnızca bir fiyat bilgisi değil; alışkanlıklarımızla, çevreyle ve gelecekle yapılan sessiz bir konuşma gibi duruyor orada.

Hatırlıyorum da 7,8 yıl öncesine kadar poşetler neredeyse görünmezdi. İster bir ekmek al ister haftalık alışveriş yap, kasiyer otomatik bir refleksle poşeti uzatırdı. Ne parasını düşünürdük ne de doğada kaç yıl kalacağını. O poşet, eve girer girmez çöp olurdu çoğu zaman. Şimdi ise işler değişti.

2019’da poşetler ücretli olduğunda toplumda büyük bir tartışma kopmuştu. “Bir poşetten ne olacak?” diyenler de vardı, “Geç bile kalındı” diyenler de.

Ama yıllar geçtikçe market kasalarında yeni bir sahne oluştu: Fileler, bez çantalar, sırt çantaları… İnsanlar yanlarında taşıma alışkanlığı kazandı. Küçük bir ücret, büyük bir davranış değişikliğini tetikledi.

2026 yılına girdik poşet 1 lira oldu. Kimileri için bu yine tepki sebebi.

Ancak rakamlara bakınca mesele biraz daha netleşiyor: 2,8 milyon ton plastik atığın oluşumu engellenmiş. Bu sayı soyut gibi görünse de aslında tertemiz bir deniz, boğulmayan bir canlı, daha az kirlenmiş bir toprak demek.

Bu karar, sadece çevreyi değil, bizi de eğitiyor. Tüketirken düşünmeyi, alırken plan yapmayı öğretiyor.

Marketten çıkarken poşeti değil, alışkanlıklarımızı tartıyoruz artık. “Gerçekten buna ihtiyacım var mı?” sorusu, belki de sıfır atık hedeflerinin en güçlü başlangıç noktası.

Elbette her yük vatandaşın sırtına binmemeli. Ancak burada bir ceza değil, bir yönlendirme var. Devlet “yasaklıyorum” demiyor; “düşün” diyor, “Alternatif üret” diyor. Bez çanta kullanan bir çocuğun büyüdüğünde çevre bilinci daha yüksek bir birey olacağını hayal etmek bile umut verici.

Bir liralık poşet belki cebimizi değil ama zihnimizi meşgul ediyor. Ve bazen değişim tam da böyle başlıyor: kasada beklerken, elimizdeki fileye bakıp gülümseyerek.

Belki de mesele poşetin fiyatı değil; doğanın artık bizden tahsil etmeye başladığı bedelleri fark edip etmediğimizdir.