"Sosyal Demokratım" diyen birinin "gönül kapısı" olur..

"Sosyal Demokratım" diyen birinin kapısı, demirden, ya da cam'dan olmaz..

"Sosyal Demokratım" diyen biri, "ulaşılmaz" olmaz, o-la-maz..

"Sosyal Demokratım" diyen biri, gelenini, gidenini gönülden karşılar.. Muhabbetle kucaklar, sorununu dinler, çözüm bulma noktasında elinden geleni yapar, makam kapısına kadar da yolcu eder.. Heleki bu kişi siyasetçi ve başkansa, o zaman daha çok dikkatli olmaya özen gösterir.

İşte tamda bu noktada;

"Yüreğir Belediyesi'nde söylediğin unsurlar varmı Canbolat?" sorusuna verebileceğim cevap;

"YOK" olur.

Tersini söylemem, söy-le-ye-mem..

Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in bile yapmadığı bir uygulamayı yaparak, başkanlık makam girişine giden merdivenleri "camlı kapı" ile kapattı..

Basın, sonderece düşündürücü, bir o kadar komik olan bu durumu Tİ'ye alarak, heber üstüne haber yapıyor, yapmaya da devam edecek gibi görünüyor..

Ali Başkana sıcağı sıcağına şu soruları sormak isterim;

-Yüreğir Belediyesi'nde, diğer belediyelerde ve hatta Türkiye'nin tüm belediyelerinde bunu yapan başkana rastladığını söyleyebilirmisin?

-Bu neyin önlemidir?

-Eğer bu işi "korku sebebiyle" yaptıysan, kimden neden korkarsın?

-"Sosyal Demokratım" diyen birinin kapısı kendisine oy verene de, vermeyene de açık olur değil mi?

-Sende böyle bir anlayışın olduğu söylenebilir mi?

-Söylense de, o söylem "inandırıcı" olabilir mi?

-Makamına çıkan merdivenlere kapı yapma fikrini çok düşündün mü?

-Sana bu fikri veren çokbilmiş(!) birileri olduysa, neden onlara "kafayı mı yediniz ulan?" deme gereği duymadın?

-Neden zılgıtı çekmedin?

-"Bunu yaparsak, rakiplerimiz bizi Tİ'ye alır, alay konusu oluruz" deseydin, daha iyi olmazmıydı?

-Rakiplerinizin bu garip mevzuya "cumburlop" türünden atlaması, "yedi düvel" ile paylaşması, özellikle de basın'ın bu meseleyi "alaycı bir üslup ile yazıyor olması" yüreğini sızlatmadı mı?

.........

Ali Başkan;

"Yanlışta olduğunu bil ve sonderece ucube ve komik duran o kapıyı derhâl söktürüp attır..

Sende kurtulursun, bizde."