Yüreğir Belediye Başkanı Mehmet Fatih Kocaispir’i uzun zamandır uzaktan takip ediyorum. Söylemlerini anlamaya çalışıyorum. Seçim öncesi ve sonrasını bu sürece dahil edebiliriz.
Özellikle Yüreğir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduktan sonra katılımcı, söylediğini yapan, ılıman, birleştirici ve çözüm üzerinden giden bir profil izliyor Belediye Başkanı Kocaispir. Açıkçası bu durumu Adanalı olarak Adana için keyifle de takip ediyorum.
Özellikle bizim bölümle ilgili yani spor ile ilgili Başkanın yaptıkları “işte budur” dedirten cinsten.
Çok tartışılan ‘sporcudan bonservis alınır mı?’ sorusunun karşılığını Başkan Kocaispir’de bulabiliyorsunuz. Başkan, bir defa Yüreğir Belediyespor çatısı altında yetiştirilen oyunculardan bonservis ücreti talep etmiyor aksine başka kulübe giderken de yol masrafını Başkan üstleniyor.
Tam örnek davranış. Bakıp da aynısının uygulanması gereken bir karar. Zaten sosyal belediyeciliğin birinci görevi bu değil mi? Sporcuya eziyet değil, önünü açıp ulusa önemli bireyler yetiştirmektir. Tabi Başkan Kocaispir, sadece bunla da kalmayıp Amatör kulüplerin, bireysel sporların imdadına yetişen can simidi gibi. Hani, “sporda başın sıkışsa karşına ilk çıkacak kişi Kocaispir…” deniyor ya aynen de anlatıldığı gibi.
Belediye Başkanı olarak ne istediğini bilmek çok önemli. Hele hele hedefin varsa ve doğru yolda ilerleyip takdir alıyorsan hiç korkma başarı kapından ayrılmaz.
Bir de ne istediğini bilmeyip hırs yapınca da yanlışlara sürüklenmek var.
Görüyorum ki Yüreğir Belediye Başkanı Mehmet Fatih Kocaispir, ne istediğini ve ne yaptığını çok iyi biliyor. Başarılı da oluyor.
İşte budur…