Günümüzün yaşam koşullarına ve hayatın gidişatına baktığımızda, insanların tıpkı hava gibi, su gibi ihtiyacı olan, yaşamın vazgeçilmez hedeflerinden biridir; Mutluluk ve Başarı…İnsanın yaşamı boyunca, uğrunda her türlü çabayı ve fedakarlığı yaparak, olağan ve olağan üstü çalışma ve gayreti ortaya koyarak, ulaşmak istediği noktadır, mutluluk ve başarıya sahip olmak . Antik çağ filozof ve felsefecilerinden Zenon, Stoa ya da Stoacılık denen okulu kurmuştur. Helenistik felsefesinin en önemli akımlarından biridir, Stoacılık. Ve Stoacılar için, insanın temel amacı; ‘ MUTLULUKTUR..’

Formun AltıStoacılık: Mutluluğun ve Başarının Sırrını Bulanların Ortak Felsefesi…

Birçok kişi hayatın sırrını ve anlamını arıyor. Aslında hayat, bunları ararken geçirdiğimiz zamandan ve yaptıklarımızdan ibaret. Burada, çok kısa olarak felsefe nedir? Sorusuna değinmekte yarar olduğunu düşünüyorum…

Felsefe Nedir? Merak(sorgulama) ve Hayret.!

Aristoteles’e göre, insanoğlundaki merak(sorgulama) ve hayret, felsefeyi doğurmuştur.

Gerçekten de insan, merak eden ve diğer canlı türlerinden farklı olarak, hemen her şeyi hayretle karşılayabilen bir varlıktır.

Dahası, hayretinin ve merakının sebeplerini araştırma kapasitesine, Thomas Hobbes; (Felsefede materyalizmi, Etikte haz ahlakını, siyasette monarşiyi benimseyen 16.yy İngiliz filozofudur) şöyle bir tanım getirmektedir.

“Gördüğü olayların sebeplerini araştırma, insanoğlunun doğasına özgüdür. Bazıları daha çok araştırır, bazıları daha az, ama herkes kendi iyi ya da kötü kaderinin sebeplerini araştıracak kadar meraklıdır.”

Felsefeyle uğraşabilmek için, belki de en çok ihtiyacımız olan işte bu meraktır.

Bu yeteneğimizin Hobbes’ın söylediği gibi doğamızda olduğunu anlamamız için çocuklara bakmamız yeterlidir. Hatta belki kendi çocukluğumuzu hatırlayabiliriz.

”İnsanlar ölünce nereye giderler?” ”Yalan söylemek neden yanlış?” ”Doğru nedir?” ”Bu dünya neden var?”… gibi sorular çoğumuzun aklından geçmiştir.

Ama yaş ilerledikçe merak ve hayretimizi kaybedip, kendimizi alışkanlıklarımıza teslim ederiz. Gündelik hayatımıza çok farklı nedenlerle öylesine bağlanırız ki, hayata ve dünyaya hayret etme duygularımızı adeta bastırırız.

Çocuklar gibi felsefeciler için de dünya ve onun üzerinde olup biten her şey yenidir; bu yüzden her şey onların merak ve şaşkınlığına konu olur.

Hayatın belirgin bir anlamı var mı bilmiyoruz, ancak hepimiz bir yerlere varmak, bir anlam bulmak umuduyla yaşıyoruz. Bazen bulduğumuzu düşündüğümüz anlamlara sıkıca sarılıp, yıllarımızı ona tutunarak geçiriyoruz. Aradığımız şeyin o olmadığını fark ettiğimizde ise, yepyeni bir yolculuk başlıyor. Hayat, anlık hazlar için mi yaşanmalı yoksa uzun süreli mutlulukları elde etmek için, ödenen bedellerden mi ibaret? Evet, hayat oldukça karmaşık ama hayatta “mutlu olmanın sırrı” olduğu söylenen bir felsefe var: Stoacılık ya da stoizm…

Mutluluğun ve başarının hiç de kolay elde edilmediğini hepimiz yaşayarak öğreniyoruz. Çocukken toz pembe olan her şey, biz büyüdükçe gerçek renklerini de göstermeye başlıyor

Hal böyle olunca, mutlu olmak, zorluklarla başa çıkmak ve hayatı üzüntüler olmadan yaşamak, çok daha zor hale geliyor. Bu noktada da insanlar daha iyi hissedeceklerini düşündükleri bazı yaşam felsefelerini benimsiyorlar..

Stoacılık ya da stoaizm de bir tür yaşam ve ahlak felsefesi aslında. Ortaya çıkış hikayesi ise hem oldukça ilginç hem de etkileyici…

Stoaizmin tarihi M.Ö 300’lü yıllara Atina’ya dayanıyor. O dönemde zengin bir tüccar olan Zenon, bir gemi kazası geçiriyor ve sahip olduğu her şey, tüm çalışmaları ve reçeteleri kazayla birlikte yok oluyor…

28 Mart 2022 Pazartesi günü devam edeceğiz…