5 yıl da 3 bin "elleri öpülesi" kadınımız öldürüldü.
Rakam korkunç.
Dehşet verici.
Ürpertici.
Ürkütücü.
Ezici.
Utandırıcı.
Ve ufaltıcı.
-3 bin rakamı demek, günde 2 kadınımızı toprağa veriyoruz demektir.
-Sahiplenemiyoruz demektir.
-Kalkan olamıyoruz demektir.
-Koruyamıyoruz demektir.
-Boş tenekeden çıkan sesten farksızız demektir.
......
5 bin canımızı, itoğlu itler, şerefsizler, haysiyetsizler,
haramiler, iblisler, vampirler, zibiller, çakallar, çukurlar, çamurlar yüzünden kaybederken, kendimizi "adamdan sayan" bizler, bu hassas meseleye koyun gibi bakıyor, öküz gibi takılıyoruz.
BİRİ olmayan, olamayan, DİRİ durmayan, duramayan "yaptırım fukaraları" ise utanmadan sıkılmadan, hayâ duymadan konuşuyor, ahkâm kesiyor, "444 milyon kere" duyduğumuz yalanları söylemeye devam ediyor.
Diyorlar ki;
-Herkes rahat olsun, bizlere güvensin.. Bu işin müsebbipleri en kısa zamanda yakalanacaaaaaaak, en ağır biçimde de cezalandırılacaaaaaaak.
Bu "noksan noktada" muhataplara... Daha doğrusu "muhatap olmak istemeyenlere" sormak isterim;
-Bu şerefsizleri, bu canileri yakalıyorsunuz da "en ağır cezaları" neden vermiyorsunuz?
-Bu haysiyetsizlerin çoğu neden 6-7 ay yatıp çıkıyor?
-Anaları belli olmayan bu itlere neden "müebbet" değil de "uzaklaştırma" ya da "ev hapsi cezası" veriliyor?
-Neden arkadaş nedeeen?
......
"Caydırıcı hükmün" ne olması gerektiğini belirterek,
NOKTA'yı koyayım;
-Milyon kere İDAM.
-Trilyon kere İDAM.
-Katrilyon kere İDAM.
-Kentilyon kere İDAM.
-Sekstilyon kere İDAM.
-Oktilyon kere İDAM.
-Nontilyon kere İDAM.
-Varsa bu rakamlardan fazlası;
-"O kadar kere İDAM."