Bir refikimiz anlatıyor.
Üçbeş arkadaş oturuyor sohbet ediyoruz. Hepimizin tanıdığı Osman dayı yanımıza yanaştı ve;
-Ne olacak bu Kudüs işi ? diye sordu.
Bende;
-Otur Osman dayı, ben sana bir şey sorayım, senin cevabına göre Kudüs’ü konuşalım, dedim.
Oturdu;
- Osman dayı, Kudüs senin neyin olur ? diye sordum, şaşırdı…!!!
- Ne demek neyin olur !?kutsal bir yer orası peygamberimiz ordan miraca çıktı orda mescid-i aksa var, Hacer-i muallak taşı var, bizim ilk kıblemiz Mescid-i Aksadır vs.vs.
- Evet böyle düşünüyorsan orası için savaşmalı, mücadele etmeli uğrunda ölmeli ve öldürmelisin, ama benim için senin kadar önem arzetmiyor, çünkü bu anlattıklarını önce din sonra tarihi hakikatler doğrulamıyor, dedim.
-Sen, Miraç’a ve oradaki Mescid-i Aksaya inanmıyormusun?
-İnanıyorum… Ama bu inanış, Kudüs’le ilgili değil. İstersen şöyle başlayalım sonra ne diyeceksen de tamam mı ?
-İstersen şuradan başlayalım.
-Osman dayı, Araplar ve Yahudiler kardeş çocuklarıdır. Araplar; Hz. İbrahim’in oğlu, İsmail nesli, yine Yahudiler; Hz.İbrahim’in oğlu İshak neslidir. Babaları bir anneleri ayrıdır.
-İlk kıblemiz denince, insanlarda sanki orda bir “ Camii veya Mescit” varmış gibi düşünce oluşuyor değilmi ? Halbuki öyle değil, orda bir Mescit veya Camii yok. Peki ne var ?Beytü’lmakdis yani “ Süleyman mabedi “var.
-Arapların, Beytü’lmakdis dedikleri yer, M.Ö takriben 957 yıl evvel Hz. Süleyman’ın inşaa ettiği bir mabed.Fakat, bu mabed tarihi süreçte çok kez yıkılmış, tahrip edilmiştir. Fakat iki kere tamamen yıkılmıştır. İsra süresinde Üzeyir (a.s) anlatılırken bu ilk yıkılış da anlatılır.
-Nabukadnezar tarafından yıkılıp, halkıda esir, köle olarak, Babil’e götürülür. Daha sonra Persliler Babil’i işgal edip yahudileri serbest bırakırlar onlarda tekrar Kudüs’e gelip 25 yıllık bir çalışma ile Süleyman mabedini inşaa ederler.
İkinci, tamamen yıkılış… Roma generali Titus tarafından M.S 70 yılında gerçekleşir.Süleyman mabedi tamamen yıkılır. Kudüs’ü çevreleyen bugün ağlama duvarı denilen bir sur parçası kalır.
Hz. Ömer Kudüs’ü aldığında Süleyman mabedinin yeri moloz ve çöp toplama yeri olarak kullanılıyordu. Özellikle Hristiyanlar, bunu Yahudileri aşağılamak için kasten yapmışlardı. Ömer namaz kılmak ister. Kiliseyi önerirler uygun bulmaz, oradaki çöp ve moloz yığını kendi de çalışarak temizler ve orda namaz kılar küçük de bir mescit inşaa eder.
Ömer’den çok sonra,emevi Halife’si Abdül Melik bin Mervan, oraya peygamberimizin Burak’ı bağladığı (!) taş üzerine ( Hacer-i muallak) bir Camii yaptırır.Kubbetüs Sahra ( Ömer camii de) denilen Camiiyi yaptırır.( 687-691 )
Ondan sonra da,A.Melik Mervan’ın oğlu Velid de bu gün mescid-i aksa denilen camiiyi yaptırır.( 715 )
Yani,peygambere ziyaret ettirilen (!) , kapısı penceresi saydırılan (!), diğer peygamberlere namaz kıldırdığı (!) mescid-i aksa diye hadislerde anlatılan (!) bir yer ve yapı mevcut değil.
Emeviler, Mekke’de ve Medine’de hilafetini ilan eden Abdullah bin Zübeyre, haca gidenlerin biat etmelerini engellemek için, Kudüs ve Şam’ı öne çıkaran hadis üretmişler ” kubbetüs Sahra’yı da Kabe’ye “ altarnatif hale getirmişlerdir.
“Hacer’ül-Esved” yerine, “Hacer-i Muallâk” ön plana çıkardılar. Tüm bunlar Emevîsaltanatının meşruiyetini ve devamını sağlamak için yaptılar.
Müslümanların yanında Yahudiler için de kutsal olan bu taş; onların arasında “başlangıç kayası” “ köşe taşı “olarak adlandırılmaktadır. Onlara göre, Kudüs mabedinin merkezi bu kayayı çevreleyen binadır. Mesih’in dünyaya indiği süreçte insanları bu kayanın üzerine çıkarak yönlendireceği inancına sahiptirler.
-Şimdi diyeceksin ki İsra ve Miraç ne ?
İsra: gece yürüyüşü demek. Mescid-i aksa: en uzak mescid demek.
Bunun Kudüs’te adı verilen yer olmadığı aşikar iki türlü değerlendirenler var.
1- Bu mescid 7. Kat semadaki Kuran’ın bahsettiği el- beytül mamur ve yerdeki Kabe’nin gökyüzündeki yeridir.
2- Harem sınırlarında Cirane vadisinde bulunan Mescid-i Aksa adlı bir küçük yapıdır Mekke’ye 8-9 km mesafededir.
İsra ise;Peygamberin sağlığında bir gece bu yapıya gidip gelmesinden ibarettir diye kabul edenler var.
Miraç: Bedenen oldu diyen var, ruhen oldu diyen var, rüyada oldu diyen var, hiç olmadı böyle bir şey yok diyende var.
Osmandayı, Kudüs kimin ? Kuran’da anlatılan İsrail oğullarının firavunların esaretinden Hz. Musa tarafından kurtuluşu ve Nil’i yarıp geçmeleri İngiltere’ye, Fransa’ya gitmek için değil Kudüs’e gitmek içindir. Yani Kudüs onların da yeri.
Dahası;
Bizim geleneksel külliyat, mescid-i haram ( Kabe) ve mescid- i aksa ( Kudüs ) arasında ki Kudüs’e kadar olanın ayetle sabit olduğunu reddinin “ küfür “ olduğunu (!), Kudüs ten gökyüzüne yükselişin hadis ile sabit olduğunu (!) reddinin bir şey gerektirmediğini yazar.
Fesuphanallah !
Karabağ,Kerkük , Talefer, Kırım,Kıbrıs,Musul, Doğu Türkistan vs. Yerler için kıçını kıpırdatmayanlar, dinselleştirilmiş Kudüs için sokaklarda “ Cihat “ çağrılarında.
Kabe bu gün ABD kuklası rejimin elinde orayı kurtarmak isteyen yok! Varsa yoksa, Kudüs!
-Osman dayı, şimdi ne yaparsan yap ben diyeceklerimi dedim.
Osman dayı yüzü allak-bullak bir halde,
- Ben bunları camide desem beni taşa tutarlar dedi.
SON SÖZ: ‘’ NE KADAR KAYNAK, O KADAR GERÇEK…’’