Mazbatasını aldığı gün; "Karataş ve Karataşlılar adına neleri, ne kadar yapabilirim"e odaklandı..
Hesaplarını yaptı,
Atacağı adımları ölçtü- biçti,
Sıkıntıları hangi yollarla daha çabuk çözebileceğini enine- boyuna düşündü ve;
"Kolları sıvadı."
Karataş Belediye Başkanı Ali Bedrettin Karataş'tan söz ediyorum..
-Ali Bedrettin Başkanın dürüstlüğüne kefilim..
-Ali Bedrettin Başkanın "adaletli yönetim" göstereceğine kefilim..
Ali Bedrettin Başkanın "Karataş'ım, Karataşlım" derken, gözlerinde oluşan ışıltılara bakıldığında, yapmak istediklerini, doğduğu ilçeyi, ilçe insanlarını kendinden daha çok düşündüğünü anlamakta zorlamazsınız..
Ben, konunun derinliklerine bu noktadan bakar, bu noktadan değerlendirmeye çalışırım..
Doğru kişiye, en doğru noktadan bakıp, değerlendirmek istiyorsanız, yapacağınız iş, atacağınız adım budur..
Ali Bedrettin Başkan'ın "var olan" meseleleri çözerken, en büyük avantajı; "Karataşlı oluşu, Karataşlıları çok iyi tanıması, Karataş'ın sorunlarını adını bildiği gibi iyi bilmesidir."
Bu önemlidir,
Özeldir,
Maça 2-0 önde başlamaktır..
Benim güzel ilçemin sıkıntıları belli..
Kendi ölçeğine göre de AZ görünmüyor..
Ancaaaaaaak, aşılmaz, aşılamaz" değildir..
Konuya samimi olarak eğilmişseniz, TAŞ'ın altına kellenizi koyacak yüreğiniz varsa, sıkıntınız olmaz, her şeyi çözersiniz..
Bu noktada önem arzeden husus, samimiyet ve memleketinize olan "sarsılmaz bağlılığınızdır."
Atacağı adımları bu uğurda yoğunlaştıran kişi, mutlak surette "başarıyı yakalar."
Aksi olmaz, o-la-maz.!
.........
Toprağımın vefakar- cefakâr insanları, bilmenizi isterim ki;
-Bugüne kadar ne kaybettiysek, kendi içimizdeki kısır çekişmeler, fındık kabuğunu doldurmayacak komik meseleler yüzündendir.. Mutlaka, ama mutlaka değişmek zorundayız, Karataşlılara yakışan duruşu gösterdigimiz an, inanın önümüzde kimse duramaz.. Özlenen beklenen ve arzu edilen Karataş'ı işte o an "gıpta ile bakılan" noktalara taşırız.. Bunu yapalım, atalım bu adımı.. Bize yakışanın bu olduğunu bilelim ve unutmayalım.!
Varsanız;
"Firesiz kalkalım ayağa, başarana kadar da oturmayalım.!"