Eskilerimiz; “İdareciliğin mektebi yoktur” derlerdi. İdarecilik, Akıl, kabiliyet ve kapasite sahibi olan insanların,olaylarla, hadiselerle pişip, yoğrulması ile olur. İyi bir idareci olmak için tek başına diploma sahibi olmak yeterli değildir.

İdareci; becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir, mahirane olan kimselere verilen addır. İyi bir idareci olunabilmesi için, o insanın şöyle olması lazımdır: adaletli, akıllı, cesur, yumuşak huylu, vefalı, şefkat ve merhametli, sabırlı, affedici, şükür edici, itidalli, bilgili, namuslu ve vakarlı. Esasında bu saydığımız sıfatları tek tek açmak ne manaya geldiklerini anlatmak mümkün. Yazımız çok uzamasın diye açıklamalarına girmiyoruz.

Dinimiz açısından da iyi bir idareci olmak çok mühimdir.

İdareci ile alakalı Kur’an-ı Kerim’de ayet-i kerimeler, Peygamberimizin hadis-i şerifleri vardır. Bir kaç tanesine kısaca değinelim. Bilindiği gibi bir iş yaparken ehline sormaya “meşveret” veya “istişare” denir. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Allah (C.C.) mealen şöyle buyuruyor: “Yapacağın işi önce meşveret et.” (Ali İmran, 159). Burada idare mevkiinde olanlara yani her kademedeki idarecilere ve amirlere önemli bir uyarı vardır. Ehline danışmak, ehlinden yapacağı iş veya hareket hakkında gerekli ve doğru bilgi alarak, en az hata yapmakla işi veya işleri yürütmek. Bir başka ayet-i kerimede Mevla’mız: “İstişare ederek iş yaparlar.” (Şura, 38). Âlemlerin Efendisi Peygamberimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “İstişare etmek pişmanlığa karşı kaledir.” (Maverdi) Günümüz modern yönetim sistemlerinde biz işe adam alırken ya da görevlendirme yaparken, sahip olması gereken kriterleri tayin ediyoruz. Kısaca bunun adına da, ‘LİYAKAT’ diyoruz. Keza istişare olayı da oldukça önemli ve gereklidir. Buna da ‘DANIŞMA’ diyoruz. Nitekim dünyanın her yerinde, büyük ölçekli şirketlerin, kurum ve kuruluşların, hatta hükümetlerin, devlet yönetimlerinin, hizmet aldığı, danışmanlar ve danışmanlık kurumları var. İşini çok iyi bilen, herkesten bir adım önde, her yönü ile bilgili, deneyimli, ufku ve vizyonu olan kişi ve kurumlar, işinin ehli olarak fayda sağlıyor, katkı sunuyor…

Her kademedeki idarecilerimize; ister dünyevi işleri idare eden bir makamdaki idareci veya manevi işler, tasavvufi değerlerle alakalı bir ağabey veya idareci olsun idarecilerin, amirlerin daha başarılı olmaları bakımından onlara ışık tutacak tarihi bir hadiseye kısa olarak burada yer vermek isterim. Rivayet edilir ki; Rum Kayseri, İran Kisrâsı’na bir mektup yazarak “İdaren altındaki, ülkeni nasıl düzenli yürütüyorsun?” diye sorar. Kisrâ verdiği cevapla “Ülkemi sekiz şeye dikkat ederek yönetiyorum” der. Kısaca maddelere başlıklar halinde bir bakalım:

*Ciddi konuşurken de, şaka yaparken de yalan söylemem.

*Vaat ettiğim iyiliğin veya yaptığım tehdidin yerine getirilmesinden asla vazgeçmem.

*İşleri yürütürken, güçlüklerden yılmam, oyun ve eğlenceye dalmam.

*Hiddet ve kızgınlığımın etkisinde kalıp, hiç kimseye ceza vermem. Her suçluya terbiye için hak ettiği cezayı veririm.

*Halka şiddet ve zulüm göstermeden kendimi sevdiririm.

*Kin ve nefretimi karıştırmadan, idarem altındakilere devlet idaresine karşı saygılı olmalarını aşılarım.

*Halkımın ihtiyacını karşılamada fedakârlıktan çekinmem. İsraf da etmem. Daha müreffeh bir seviyeye ulaşabilmeleri için gayret gösteririm.

*Gereksiz harcamalardan, birbirlerinin hakkını yemekten herkesi men ederim.

Mevzuumuzla alakalı Resulullah Efendimizin 4. Halifesi Hz. Ali’den (R.A.) bir hatıra nakledelim: Hz. Ali (R.A.) Mısır Valisi Malik bin Eşter’e gönderdiği emirnamede şöyle demektedir: “Şimdi bilmiş ol ey Malik, ben seni öyle memleketlere gönderiyorum ki, birçok hükümet idarecileri oralarda adaletle hüküm sürdü veya zülüm etti. Sen vaktiyle, nasıl senden evvelki valilerin yaptıkları icraatları gözden geçiriyordun, halk da şimdi öylece senin icraatını gözden geçirecektir. O zaman senin onlar hakkında söylediğin şeyleri; halk da şimdi senin için söyleyecektir. Kimlerin iyi olduğu Allah’ın kendi kulları vasıtasıyla söylettiklerinden anlaşılır. Onun için biriktireceğin en sevimli azık, güzel işler ve iyi ameller olsun.”

Yarın devam edeceğiz…