Kralını, paşasından ayırmadan ifade edeceğim serzenişlerimi...
Sorularla başlayayım;
-Biz ne zaman adam olacağız?
-Nasıl olacağız?
-Hangi yolları deneyerek, ya da hangi yollardan yürüyerek olacağız?
Pek umudum yok ya, ben, yine de vatandaşlık görevimi yapıp, kendilerini "sorumlu" hissedenleri "kış uykusundan uyandırma görevimi" yerine getireyim;
-Yüregir İlçesi'nde Haydaroğlu Mahallesi var... Mahalle sınırları içinde adına "Paksoy" denen bir fabrika var... Bu fabrika, çok uzun yıllar "yağ üreten" kimliği ile bayağı NAM yapmış, binlerce kişiye iş kapısı olmuş, aş vermiş, emekli olmalarını sağlamıştı...
Paksoy Fabrikası'nın Berlin Duvarı'nı andıran devasa duvarları bugün çökmek üzere... Sözkonusu fabrika, sırtını Haydaroğlu Mahallesi'ne dayamış... Her an tehlikeyle karşı karşıya kalan 3 sokak var... Bunlar, 167, 168 ve 170 nolu sokaklar... Orada yaşayanlar, kendilerinin, en çokta çocuklarının ölümle burun buruna kalmasından dolayı huzursuz... Mahalle muhtarı Şahap Canoğulları ile birlikte başvurmadık kapı bırakmamışlar...
Efendiler, bu insanlar çok şey istemiyor... Bu insanlar, ATIL durumda olan Paksoy Fabrikası'nın içerideki hurdalıklardan arındırılmasını, "devasa duvardan" düşen koca koca taşların oradan sökülüp atılmasını istiyor...
O KADAR.
Sorarım size;
-O insanları, özellikle de duvar diplerinde oyun oynayan çocukları rahatlatmak çok zor bir şey midir de gerekeni "adam gibi" yapmazsınız?
İllaki birileri mi ölecek?
İllada birilerinin ocağına ATEŞ mi düşecek?
-Beklenen nedir?
-Adres belli,
-Yaşanan belli, -Yaşayan belli...
-Belli olmayan ne?
Söyleyeyim;
-Oturdukları koltuklarında "kuluçkaya yatan tavuklar misali" yumurtalarının çatlamasını bekleyen "avcarlanmış sorumsuzlar."
Haydaroğlu Mahallesi'nin fedakâr muhtarı Şahap Canoğulları, aylardır "yaşanabilecek tehlikeyi" işaret ediyor ve yetkilileri göreve çağırıyor...
Ne bakan var, ne duyan var, ne gelen var... Yazdıklarımın kuyruğuna şu önemli, bir o kadar özel olan hususu eklemek istiyorum; O adreste bir tek çocuğun, ya da vatandaşın burnu kanasın; Sizleri TEFRİKA etmezsem, Kuşum Aydın'ın bornozuna KUŞAK olayım.!