Dünyanın geldiği hâle bakıyorum da… Sanki bir yerlerde ruhumuzu unuttuk.
Evlerin içinden yükselen o akşam çayı buharı artık yok. Demliğin ince ince ötüşü, bardakta dans eden çayın rengi, sofranın etrafında toplanan yüzler… O sıcaklık, o samimiyet… Sanki başka bir zamana ait.
Bir zamanlar akşam sohbetleri olurdu. Çay, bu işin eminiydi; muhabbetin mayasıydı. Konular ortada dolaşır, kahkahalar duvarlara çarpar geri dönerdi. Birinin anlattığına hep birlikte gülünürdü. Gülüşler içtendi, sesliydi, özgürdü.
Sonra bir şey oldu.
Akıllı telefonlar hayatımıza girdi. Sosyal medya evlerimize misafir değil, ev sahibi oldu. Şimdi aynı odada oturan insanlar başka âlemlerde yaşıyor. Herkesin elinde bir ekran, yüzünde hafif bir tebessüm… Ama o tebessümün sesi yok. Kıs kıs gülmeler var artık; kahkahalar değil.
Eskiden bir hikâye anlatılırdı, hep birlikte dinlenirdi. Şimdi herkes kendi hikâyesinin seyircisi. Birbirimize değil, ekranlara bakıyoruz. Göz göze gelmek yerine, “çevrim içi” oluyoruz.
Zekâmız bile emanet sanki. Düşünmek yorucu geliyor; hazır cevaplar daha kolay. Bir soru soruyoruz, cevabı biz aramıyoruz. Bir karar veriyoruz, iç sesimizi değil algoritmaları dinliyoruz. Neredeyse ne zaman susacağımıza, ne zaman konuşacağımıza bile başkaları karar verecek.
Şeker hastası olursak yapay tatlandırıcı…
Mutlu günlerde yapay çiçek…
Kalabalık listelerde yapay arkadaşlıklar…
Eskiden bir dostun kapısını çalardık. Şimdi profilini ziyaret ediyoruz.
Eskiden çiçekler buram buram kokardı. Şimdi vazoda solmayan, ama hiç yaşamamış çiçekler var.
Eskiden arkadaşlık candandı; şimdi sanal. Yolda görsek tanımayacağımız kadar çok “arkadaşımız” var.
Belki de en acısı şu:
Gerçek olanı kaybettikçe, yapayın konforuna sığınıyoruz. Çünkü yapay olan yorulmuyor, kırılmıyor, hesap sormuyor. Ama aynı zamanda ısıtmıyor da…
Oysa insan biraz zahmettir.
Gerçek bir sohbet emek ister.
Gerçek bir dostluk zaman ister.
Gerçek bir kahkaha cesaret ister.
Şimdi sana bir ricam var.
Bu satırları okurken ekranın soğuk ışığını bir anlığına unut. İçindeki eski hâlinle oku. Demli çayın kokusunu hatırla. Bir dostunun gözlerine bakarak güldüğün o anı hatırla.
Belki her şey yapay oldu.
Ama hâlâ içimizde bir yerde gerçek kalan bir şey var.
Onu kaybetmezsek, belki dünya da tamamen yapaylaşmaz.
Özel
Çevre
Yerel
Asayiş
Gündem
Kültür
Eğitim
Spor
Ekonomi
Yaşam
Her Şeyimiz Yapay Oldu
Murat Yonat
Yorumlar
Trend Haberler
İmzalar Atıldı: Adanaspor Resmen Devroluyor
Osman Arıkan Nacar'ın Avukatı Haklı Çıktı "21 Milyar Dediler, 81.5 Milyon Çıktı"
Konya-Aksaray-Adana Hattını Kısaltacak Yol Trafiğe Açılıyor
Adana’nın İlçelerinde Kuvvetli Sağanak Bekleniyor! 5 Günlük Tahmin Açıklandı
Adana’da Toplu Taşımaya Zam! Dolmuşta Nakit Ücret 70 TL Oldu
Adanaspor'da Eski Yöneticiler Kalacak Mı? Uğur Özdemir İddialara Noktayı Koydu
Adana’da Metro İçin Yeni Adım! Özgür Altıok İkinci Etap İhalesini Duyurdu