Önemli ve özel hususları asla unutmam, unutturmama adına da azami gayret gösteririm..

Adına "Milli Emlak" denen kurumun Karataş Harb-iş Plajı'nda yaşanan ve yaşatılan konu hakkında hem KEL, hem FODUL bir noktada "tüm noksanlığı ile" sessiz, ürkek, yaptırımsız olduğu kesin ve dahi kesin oğlu kesin..

Temmuz ayının kavurucu sıcaklarında Adana'nın neredeyse tamamı dinlenmek, serinlemek ve denizin keyfini çıkarmak için Karataş'ı tercih ediyor..

Neden ediyor?

İki sebebi var..

Birincisi, yakın olduğu için..

İkincisi ise, her bütçeye hitap ettiği için..

Milli Emlak üst düzey yöneticilerinin Adana'nın inci gerdanlığı, oksijen deposu olan Karataş'a REVA gördüğü "koftirik yaklaşım" kabul edilemez boyutlarda..

Efendiler, oturdukları koltuklarından zahmet buyurup kalkmadan Karataş'ı görmek, sorunlarının neler olduğunu bilmek istiyor.

Olmaz, o-la-maz..

Bu anlayışla, bu mantıkla ve bu kafa yapısıyla göremezsiniz de, çözemezsiniz de..

Bu işler oturmakla olmaz kardeşim.. Bu işler koşturmakla olur kardeşim.. Bu işler Karataş ve Karataş insanlarını tanımakla olur kardeşim.. Ve bu işler konunun muhataplarının yanında durmak, onların SESİ olmakla olur kardeşim..

Varmı böyle bir durum?

Yok.

Olacak mı?

Muamma..

Olabileceğini söyleyen, bu adımı atma vaadi veren biri, ya da birileri var mı?

İki kere muamma..

Harb-iş Plajı, Milli Emlağın bu komik tutumu yüzünden maalesef sıkıntılı bir süreç yaşıyor.. On binlerce kişinin muhatabı Karataş Belediyesi ve zabıtası..

Sormak isterim;

Milli Emlağın uhdesindeki bir yerde vatandaşla muhatap edilenlere yazık günah değil mi?

Yapılacak iş çok basitken, bu işi bile isteye ZOR hale getirmek neyin nesidir?

Elinde "yetki belgesi" olmayanın yatırım ve yaptırım şansı olamaz.. Karataş Belediyesi'ni, işte bu yüzden "yetkili kılmak" gerekir.. Bunu yapın, bu adımı atın, ortada "sorun" diye birşey kalmaz.. Alanda memnun olur, verende..

Adana Büyükşehir Belediyesi; "Bizimle protokol yapın, plajı şu kadar sene bize verin, Harb-iş Plajı'nı Cennet'e çevirelim" diyor..

Sizler ne yapıyorsunuz?

"Konu bizi aşıyor, Bakanlığa yazdık, haber bekliyoruz" diyecek kadar pişkinleşiyorsunuz..

Aslında sizde bakanlığın, yolladığınız dosyaya bakmayacağını çok iyi biliyorsunuz..

Çünkü Bakanlıkta yolladığınız dosyadan 8 milyon 8888 tane var be kardeşim..

Hangisine baksın, hangisine yetişsin?

Sizlerin bu tavrı futbol diliyle; "top çevirmedir."

Halk nezdindeki adı da; "Çevir kazı yanmasın"dır..

Bu ve buna benzer sorunlar için sizlere yetki verilmiş değil mi?

Adana Valisi'nin başkanlığında toplanır, Büyükşehir ve Karataş Belediye Başkanlarını çağırır, yerel anlamda yetkinizi kullanarak meseleyi MESELA olmaktan çıkarırsınız..

Bunu yapmaktan imtina ediyorsunuz..

Hal böyle olunca, mevzu ve mevzuatı bilmeyenler HESABI Karataş Belediyesin' e kesiyor..

Buradan haykırıyorum;

"Bu işin gerçek sorumlusu, yani İP'e UN seren muhatabın adı: MİLLİ, soyadı: EMLAK'tır..

Hak peşindeyseniz, hak adına hesap soracaksınız, oradaki muhteremlere soracaksınız..

Tamam mı, anlaştık mı?"