Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne açıklarında yaşanan feribot faciasından kurtulan Adanalı 3 genç, memleketlerine döndü. Sudenaz Sönmez, Burak Can Keskin ve Burak Arif Kaya, yaşadıkları korku dolu anları anlattı.
Girne’de meydana gelen feribot faciasının ardından kurtarılan Adanalı gençler, havayoluyla Çukurova Havalimanı’na geldi. Gençler burada AFAD ekipleri tarafından karşılanırken, aileleriyle de yeniden bir araya geldi.
Gençlerden Sudenaz Sönmez, Kozan ilçesi Şevkiye Mahallesi’ndeki evinde ailesi tarafından gözyaşları ve büyük sevinçle karşılandı. Sönmez’in ablası Gamze Sönmez, kardeşine kavuşmayı beklerken 4 gündür uyumadığını söyledi.
“Gemi batarken ilk terk eden kaptandı”
Faciada yaşadıklarını anlatan Sudenaz Sönmez, gemiye ilk bindiklerinde su gördüklerini ve durumun kaptana bildirildiğini söyledi. Kaptanın kendilerine sakin olmaları gerektiğini söylediğini aktaran Sönmez, geminin batmaya başlamasıyla büyük bir panik yaşandığını belirtti.
Sönmez, “Kaptanı ilk uyardıklarında Mersin Limanı’na kadar duramayacaklarını söylediler. Gemi batarken bile ‘Sakin olun, bir şey yok’ dediler. Batarken ilk terk eden kaptan ve yedek kaptandı. İnsanlar el uzatırken hepimiz bakıyorduk, hiçbir çalışan yoktu. El ele tutuşarak birbirimizi çıkardık” dedi.
Limana ulaştıktan sonra bayıldığını ifade eden Sönmez, faciada kaybolan kişilerin bulunmasının öncelik olduğunu belirterek hukuki sürecin devam ettiğini söyledi.
Sönmez, kendilerine destek veren Cumhurbaşkanı, AFAD, Türk Konsolosluğu ve Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı’ya teşekkür etti.
“Annemi görünce o ağladı, eve çıkınca ben de ağladım” diyen Sönmez, ailesine kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.
Anne Sönmez: “Kızıma kavuştuğum için çok mutluyum”
Sudenaz Sönmez’in annesi Selcan Sönmez ise kızına kavuştuğu için büyük mutluluk yaşadığını söyledi.
Gözyaşları içerisinde kızına sarılan anne Sönmez, “Kızıma kavuştuğum için çok mutluyum. Ailesini kaybedenlere başsağlığı diliyorum. Biz çok kötüydük, onları düşünemiyorum bile” ifadelerini kullandı.
“Camı kırarak çıktım”
Faciadan kurtulan Burak Can Keskin de yaşadığı korku dolu anları anlattı. Arkadaşlarını ziyaret etmek için KKTC’ye gittiğini ve dönüş yolunda feribotta bulunduğunu belirten Keskin, gemideki suyu fark eden yolcuların durumu kaptana bildirdiğini söyledi.
Keskin, “Biz gittiğimizde yerler ıslaktı. Herkes kaptana bildirmiş ama ‘Ben burada yıllardır kaptanım’ demiş. Camı kırarak çıktım. Çok dalga vardı. O can havliyle, bilsen de kurtulamazdın. Herkes kendi canının derdine düştü. Zaten geminin durmasıyla batması bir oldu” dedi.
Keskin’in annesi Gülfidan Keskin ise facia sırasında oğlundan gelen telefonun hayatının en zor anlarından biri olduğunu söyledi.
Oğlunun kendisini arayarak, “Anne, biz ölüyoruz. Hakkını helal et anne” dediğini aktaran Keskin, yaşadığı korkuyu gözyaşları içinde anlattı.
Keskin, “Oğlumun sesi ve diğerlerinin sesi... ‘Anne seni seviyorum, hakkını helal et’ demesi ile ben bittim. O kaptanlar da aynı acıyı tatsın. Bir de ‘Haklarını helal etsin’ diyorlar mı? Asla hakkımızı helal etmiyoruz” diye konuştu.
Burak Can Keskin’in babası Cem Keskin ise oğlunun ilk telefonunda geminin battığını söylediğinde durumun ciddiyetini anlayamadığını belirtti. Keskin, gemiden kurtulduktan sonra oğlunun kendilerine yeniden haber verdiğini ve büyük sevinç yaşadıklarını söyledi.
“8 aylık hamile kadını pencereden çıkardım”
Faciada 7 kişinin kurtarılmasına yardımcı olduğunu belirten Burak Arif Kaya ise yaşananları anlattı.
Kaya, feribota bindikleri anda gemide su bulunduğunu fark ettiğini ve durumu kaptana sorduğunu söyledi. Kaptanın suyun cıvatalardan geldiğini belirttiğini aktaran Kaya, geminin batmayacağı yönündeki açıklamalara rağmen kısa süre sonra büyük bir tehlikenin başladığını ifade etti.
Kaya, “Gemiye bindik. İlk bastığımızda su vardı. Kaptana sordum, ‘Cıvatalardan su alıyor’ dedi. ‘Emin misin, batmadan gideceğimize?’ dedim. Bana, ‘Sen 5 yıllık okul okuyorsun, ben 10 yıllık okul okuyorum’ dedi” ifadelerini kullandı.
Bir süre sonra geminin yeniden hareket ettiğini anlatan Kaya, yaklaşık 8-9 kilometre ilerledikten sonra suyun hızla yükselmeye başladığını söyledi.
Kaya, “Yardımcı kaptan, ‘Sakin olun, bir şey yok’ dedi. 2 dakika geçti, geminin içi su dolmaya başladı. Yanımda ufak bir çocuk, ‘Gemi batacak’ dedi. İlerledik, ses gelince geminin her yerden su aldığını anladık. Kapılar kilitliydi” diye konuştu.
Kendi imkanlarıyla yolcuları kurtarmaya çalıştığını belirten Kaya, facia sırasında 8 aylık hamile bir kadını da pencereden çıkardığını söyledi.
Kaya, “Benim de annem babam var diyerek elimde imkan varken insanları kurtardım. 8 aylık hamile kadını pencereden ayaklarından çıkardım. Kolumla vura vura çıkardım. 3 çocuk ve yaşlı bir amcayı da çıkarmaya çalıştık. Mazotlu su vardı, her yer kayıyordu” dedi.
Yaşananların ardından memleketlerine dönen 3 genç, facianın izlerini atlatmaya çalışırken, olayda kaybolan kişilerin bulunması ve facianın tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin takip edildiğini belirtti.





