Geyiğin güzelliği karşısında donup kalan askerler, o anda Resneli Niyazi'nin neden bu kararı aldığını anladılar. 

Geyiğin kendilerine ve hareketlerine uğur getireceğine inandılar.

Geyiğin uğuru mu bilinmez, ama milis güçlerin isyanı başarılı oldu. İsyancılara yeni birliklerin de katılması sonrası Padişah Abdulhamid ikinci meşrutiyeti ilan etti.

Anayasa yeniden yürürlüğe girdi ve Meclis tekrar açıldı. Hürriyet Bayramı olarak kabul edilen bu olay sonrası isyana katılan ittihatçılar 'Hürriyet Kahramanı' adını aldı.

İttihatçılar ise kendi aralarında, zaferden önce kamplarını ziyaret eden geyiğin güzelliğini konuşmaya devam ettiler.

***

Geyik muhabbeti o kadar uzadı ki, yayıldıkça yayıldı. Daha sonra çok uzun yıllar devam edecek ve günümüze kadar ulaşacak bir değiş ortaya çıktı: Geyik Muhabbeti....

Bu olayın ardından bitmek tükenmek bilmeyen, uzadıkça uzayan konular için 'Geyik Muhabbeti' kalıbı kullanılır oldu. 

Günümüzde daha ziyade, gülünç, matrak muhabbetler için ifade edilen bu kalıp aslında isyanların, çetelerin, savaşların, mücadelenin içinden çıkmış bir deyiş.. 

Olayın başrolünde olan Resneli Niyazi ise 1908 Devrimi sonrası tanınırlığını çok artırdı. İttihatçıların önemli önderlerinden birisi oldu.

Resneli Niyazi Bey, 1908 sonrası İttihatçı saflarda mücadelesine devam etti. Balkan Savaşı sırasında birlikleriyle orduya katıldı. Savaştan sonra 17 Nisan 1913’te Arnavutluk’un Avlonya limanında İstanbul’a gitmek üzereyken İttihat ve Terakkî’nin ona muhafızlık edip korumalık yapmakla görevlendirdiği kişi tarafından sırtından vuruldu. Bu ölümün sebebi ve nasıl gerçekleştiği ise bir sır olarak kaldı.

Ömrü cephelerde, isyanlarda geçmiş ünlü bir savaşçı olan Resneli Niyazi'nin bu şekilde ölümü devlet içinde hem şaşkınlık hem de üzüntü oluşturdu. 

Savaş meydanında, vuruşarak ölmesi kuşkusuz bu kadar yadırganmazdı. 

Bundan dolayı 'Ne şehit oldu ne gazi pisipisine gitti Niyazi' kalıbı oluştu. 

***

Günümüzde de bu ifade 'talihsizlik yaşayan, emeği boşa giden, yaptığı işin karşılığını alamayan, anlamsızca işler yapıp sonuçta zarar gören' kişiler için bu kalıp kullanılmaya devam ediyor.

Bu bilgiler, Burak Dalgın'ın 'Mizan' isimli kitabından alınmış, derlenip betimlenerek içerik haline getirilmiştir.