Son günlerde, bilhassa Suriyeli sığınmacılar konusunda, sürekli bir gel git yaşanmaktadır. Bu güne kadar olagelen gelişmelere baktığımız da, devlet kanadında da, muhalefet kanadında, somut bir öngörü, ya da ayakları yere basan, sağlam bir proje yok gibi görünüyor.
Zaman zaman, gündeme gelen açıklamalar ise, tamamen, popülizm içerikli ve kısa vadeli çözüm önerileri olarak karşımıza çıkıyor. Oysa, takriben 5 milyonu aşkın Suriyeli ülkemiz de, 3,5 milyon kadarı da, Suriyelin kuzeyinde, Türkiye sınırına yakın, oluşturulan güvenli bölgede, yaşamlarını sürdürüyor. Yuvarlak rakamlarla 9-10 milyon Suriyelinin, maddi ve manevi yükü, devletimizin omuzlarındadır. Bu hem madden, hem de manen, oldukça külfetli bir durum.İşte bu yüzden, kimi kalsın derken, kimi gitsin diyor. Adeta her kafadan bir ses çıkıyor..
Kalsın diyenlerin dile getirdiği argüman ise; Ensar - Muhacir örneğidir.
Geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi, bu hususa değinmek şart oldu.
Nedir bu Ensar- Muhacir olayı?
Ebedi kardeşlik: Ensar ve Muhacir kime denir? Tevbe Suresi 100. ayet...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyeli mültecilere ithafen, sıklıkla "Ensar ve Muhacir" örneğini veriyor. Peki Ensar kimdir, Muhacir kime denir? İşte Tevne Suresi 100. ayetiyle onurlandırılan kardeşlik...
İslam aleminde kardeşliğin kutsallığını gözler önüne seren, Ensar ve Muhacir hikayesi, günümüzde mülteciler ile adeta yeniden yaşanıyor.
Türkiye, 5 milyondan fazla Suriyeli vatandaşa yardım eli uzatırken, mültecilerin iç siyasette sık sık gündeme geldiği görülüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, Suriyeli mülteciler konusundaki açıklamalarının çoğunda, "Ensar ve Muhacir" kardeşliğini örnek gösteriyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun iktidara geldikleri durumda mültecileri ülkelerine göndereceğini söylemesi üzerine, "Biz ev sahipliğine devam edeceğiz." ifadesini kullandı.
Erdoğan, "Sevgililer sevgilisi, bir Muhacirdi, Ensar ile el ele, kol kolaydı. İşte bu kültürden, bu medeniyetten gelenler, hatta nasibini alanlar, kalkıp da bu ülkedeki 5 milyon mülteciyi, eğer iktidar olurlarsa, tekrar Suriye'ye göndereceklermiş, Afganistan'a göndereceklermiş.
Biz, ev sahipliğine devam edeceğiz. Biz göndermeyeceğiz. Çünkü biz, Ensar’ın ne olduğunu Muhacir’in ne olduğunu, peygamberi bir metot olarak, çok iyi biliriz." dedi.
Ensar ve Muhacir'in hikayesi ise, yeniden merak konusu oldu.
Muhacir kimdir, kime denir? İşte hikayesi...
ENSAR VE MUHACİR KİME DENİR?
Muhacir; dinleri ve inançları uğruna, Mekke'den Medine’ye göç eden Müslümanlara denir. Ensar ise, Mekkeli Müslümanlara yardım eden, Medineli Müslümanlara denir.
Mekkelilerin zulüm altında olduğunu duyan, Ensar olarak anılan Medine halkı; Mekke’de zulüm altında olan ilk Müslümanları şehirlerine dâvet etti.
Ensar’dan her biri, Muhacirlerden birini evinde barındırıyor, beraber çalışıyor, yiyeceklerini beraber yiyorlardı.
Medine'ye hicretten beş ay sonra Resûl-i Ekrem, Ensar ile Muhaciri bir araya topladı. Kırk beşi Muhacirlerden kırk beşi de Ensardan olmak üzere doksan Müslümanı kardeş yaptı.
Tevbe’nin 100’üncü ayetiyle onurlandırılan ve “Herkesi seven ve yardım eden” anlamına gelen “Ensar” ile Hz. Muhammed’le birlikte Medine’ye hicret eden Müslümanlar,“Muhacirler” hicretin birinci yılında kardeş oldular.
Tarihte hiçbir göç böylesine birbirlerine canı gönülden sarılma, birbirleriyle muhabbetle kaynaşma, birbirleriyle samimiyetle kucaklaşmayı o ana kadar görmemişti….
TEVBE SURESİ 100. AYET
Ves sâbikûnel evvelûne minel muhâcirîne vel ensâri vellezînettebeûhum bi ıhsânin radıyallâhu anhum ve radû anhu ve eadde lehum cennâtin tecrî tahtehel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), zâlikel fevzul azîm(azîmu).
TÜRKÇE ANLAMI:
İslâm’ı ilk önce kabul eden muhâcirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O’ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.
İşte sürekli gündeme taşınan, Ensar-Muhacir hikayesinin aslı, esası budur.
SON SÖZ: ’’KUL SIKIŞMAZSA, HIZIR YETİŞMEZMİŞ.!’’