Sağlığın, sağlıklı olmanın önemini biz insanoğlu, kaybedince anlarız.

Ciddiye almadığımız küçücük bir yara bile, an gelir ızdırap olur!

Boş vermeler, ciddiye almamalar, delikanlı tavırlar, “Bana bir şey olmaz!” demeler…

Başımıza ne geliyorsa, bu kibir ve küstahlıktan gelmiyor mu?

Bazen insanın en büyük düşmanı, yine kendisi olmuyor mu?

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyadan okuduğum bir hikâye, sağlıklı olmanın ne kadar önemli olduğunu apaçık gösteriyor.

Lafı daha fazla uzatmadan, bu anlamlı hikâyeyi siz değerli okurlarımızla paylaşmak isterim.

***

Osmanlı padişahlarından Sultan III. Mustafa, bugün Laleli olarak bildiğimiz semtte yaptırdığı caminin inşaatı sırasında o civarda “Laleli Baba” isimli, keramet sahibi bir zatın yaşadığını öğrenir.

Halkın büyük bir veli olduğuna inandığı bu zatla tanışmak ve sohbetinden yararlanmak istediği için Laleli Baba aranır, taranır ve bulunup sultanın huzuruna getirilir. Uzun bir sohbet geçer aralarında ve sohbetin bitiminde padişah, “Dünyanın en büyük nimeti nedir?” diye sorar bu zata.

“Dünyanın en büyük nimeti yiyebilmek, içebilmek, haceti def edebilmek, rahatça dışarı çıkarabilmektir!” diye cevaplar.

Sarayın konuşma diline pek uygun düşmeyen bu kaba cevabı ulu bir zata yakıştıramayan padişah kızıp, azarlar ve Laleli Baba'yı huzurundan uzaklaştırır.

Laleli Baba; “Peki o zaman, yiyip, için ama çıkaramayın!” diye niyaz ederek ayrılır oradan.

Bu olaydan sonra padişahın karnı günden güne şişmeye başlar, bir türlü hacetini def edemez.

Hekimler, ilaçlar, bilinen bütün yöntemler denenir ama nafile. Sonunda Laleli Baba gelir akıllarına. Saraya davet edilir ve padişahı şifaya kavuşturması istenilir.

Laleli Baba bu isteği bir şartla yerine getireceğini söyler;

“Eğer saltanatınızı bana verirseniz iyileşmeniz için size dua ederim.”

Padişah tereddüt etse de, can havliyle kabul eder teklifi.

Laleli Baba'da duasını ederek sırtını sıvazlar padişahın.

Padişah rahatsızlığından kurtulur ama saltanat da elden gider.

Şifa bulmasının sevincini, padişahlığı kaybetmesi nedeniyle bir türlü hazmedemez.

Laleli Baba sultanın haline bakar ve der ki;

-Bir saltanat ki bir def-i hacete değişiliyor. Öylesine ucuz bir saltanat bize gerek değildir, al yine senin olsun.

***

Demek ki insan saltanat içinde saraylarda yaşasa bile sağlığı olmayınca varlığın, zenginliğin hiç bir önemi kalmıyor ve hiç bir anlamı olmuyor…

Ne demiş Sultan Süleyman;

Olmaya cihanda bir nefes sıhhat gibi…”

Bir gün birini kaybederseniz, sıfırların hiç bir değeri kalmaz demişti bir büyüğüm.

Mesela, doğdunuz, sağ ve sağlıklısınız: 1..!

Okullar bitti, yanına bir sıfır ekleyin olur:10!

Harika bir mesleğiniz var, olur: 100!

Sevdiniz: 1.000!

Sevildiniz: 10.000!

Evlendiniz: 100.000!

Harika çocuklarınız oldu: 1.000.000!

İş yerinde zirveye çıktınız: 10.000.000!

Dünya sizi tanıyor, tapıyor: 100.000.000!

İşte mutluluk bu… 1000.000.000!

Ama Sağlık gittiğinde…

Her şey

000.000.000!