Son günlerde gazetemizi arayan ve ihbar hattına şikâyet bildiren vatandaşlar arasında en fazla su faturaları ile ilgili sıkıntılar dile getiriliyor.
Özellikle Nisan ayında gelen su faturası cep yaktı.
Enflasyonun bu kadar yüksek olduğu, ekonomin kötü olduğu, emekli maaşlarının 10 bin lira olduğu bir dünyada, su faturalarının bu kadar yüksek gelmesi sizce normal mi?
Evet, Adanalı vatandaşlar, seçim sonrasının ilk ayında gelen su faturalarıyla adeta şok yaşadı. Bir çok vatandaşımız beni aradı, mesaj yazdı, şikâyette bulundu.
“Madem halkın sorunlarını yazıyorsun, su faturalarının bu ay cep yaktığını da yaz” dediler.
Sevgili arkadaşlar, hepimiz Adana da yaşıyoruz… Su faturası bana da geliyor, vallahi bu ay bana da 960 TL su faturası geldi, ben de sizdenim yani.
Artık yaşamak bir mucize! B inlerce liralık faturalar, el yakan gıda fiyatları, her gün zam üstüne zam, her evde bir işsiz gerçekliği. Türk Lirası’nın yabancı paralar karşısında her saniye değer kaybetmesi, ‘altın, Dolar ve Euro’da yaşanan yükseliş, markette, çarşıda, pazarda, ulaşımda, temel tüketim malzemeleri başta olmak üzere yapılan zamlar, ne yazık ki yaşamı her geçen gün artık yaşamak bir mucize dedirtiyor.
Elbette halkın tepkisi sadece gelen su faturasına değil, yukarıda yazdığım tüm unsurlara...
Ama hemen seçim arkası, su faturası da böyle kabarık gelince, buda ‘’Tuzu Biberi Oldu’’
Vatandaş direkt şunu düşünüyor, “Seçim öncesi harcanan paraları şimdi bizden mi çıkartıyorlar!”,
Bu lafı ben söylemiyorum, benim yorumum değil, halkın yorumu.
Biz gazeteciler olarak, kamunun gören gözü, işiten kulağı ve konuşan dili olması hasebiyle, bir toplumsal duyarlılık mesleği olarak kabul edilebilecek gazetecilik görevimi yapıyor ve halkın bu zersenişini kamuoyuyla paylaşıyorum.
Gerisi sizde.