Adı: Ali Türemiş.
Adam, doktor.
Adam, iş insanı,
Adam paylaşma kültürünü önemsemiş.
Ve.. Adam spor aşkıyla yoğrulmuş, spor sevdasıyla bezenmiş.!
Dr. Ali Türemiş, günlerden bir gün en büyük destekçisi Kemal Sağ ile birlikte kolları sıvayarak, yola koyulmuş ve ÇİLTAR Adana Masa Tenisi İhtisas Kulübü'nün başkanlığına soyunmuş... Bu görevi de başarıyla yerine getiriyor.
Takımda herşey var;
Arzu var,
İstek var,
İstikbal var,
Şampiyonluklar var,
Başarıların kralı var,
Kamyon dolusu oyuncu var,
En iyi masa tenisi sporcularını yetiştirme kültürü var,
Özenme var,
Titizlik var,
Edep var,
Hayâ var,
Ar var,
Önemseme var,
Sevgi bağı var,
Sayısız kupalar var,
Şampiyonluklara AMBARGO uygulayarak, Adana'yı bu alanda daha da çok gururlandırma arzusu var,
"İllada Adana, illaki Adana" düsturuyla hareket etme istegi ve arzusu var..
Var oğlu var.!
ÇİLTAR Masa Tenisi İhtisas Kulübü'nün vefakar, cefakâr, fedakar Başkanı Ali Türemiş ve Kemal Sağ'da ne yok?
Külübe salon yapacakları arsaları yok.
Adamlar, bunun için herşeyi düşünmüş, sporcuların çok daha rahat edecekleri salonu yapıp, devlete bırakacaklarını bile ifade etmiş.
Daha ne olsun?
Adamlar, kimseden maddi yardım talebinde bulunmuyor..
Bulunsalar da bunun olmayacağını biliyor, ona göre davranıyor..
Adamlar, salon yapacakları arsayı bulma umuduyla belediyelerin kapılarını SU YOLU yapmış... Başkanlarla görüşülmüş, istekleri iletilmiş, "yanımızda olun" talebinde bulunulmuş..
Sonuç ne;
"Sıfıra sıfır, elde var koca bir YALAN."
Yerel belediye başkanları maalesef her zamanki tattiklerini uygulamış ve bu insanlara;
"Saldım çayıra, sizleri mevlam kayıra" hikayesi anlatmış.
İstenen, ihale değil, para pul değil, ganimet değil.. Sporcular adına yapılması düşünülen salon için bir arsa yahuu.!
Yapamıyorsanız, YALAN'a, YALANLAR'a sığınmayın, dürüst olun, mertçe devranın; "yapamam" deyin, adamların zamanını çalmayın be arkadaş.!
.........
Siyasetin mayası YALAN üzerine inşa edilmiş...
Bazı siyasetçilerin YALAN bulamadıklarında DOĞRU ve DOĞRULARI söyleme huylarının varlığını biliyorum..
Onlar için "koltuğa oturana kadar" herşeyin, ama herşeyin MÜBAH olduğunu biliyorum.
"Gönder gitsin, kalan sağlar bize yeter" edebiyat kitabı'nın yazarları olduklarını da biliyorum.
Fakaaaaaat, onlarda şunu bilsin ve unutmasın isterim;