-Canbolat..
-Gene mi sen Zebani..
-Evet gene ben..
-Ne istiyorsun?
-Seni..
-Beni Tahtalıköy'e götürüp, getirmekten bıkmadın mı?
-Onu bana değil, Azrail'e sorarsın..
-Seni aramaktan iflâhım gevredi.. Karataş'ta sormadığım kimse kalmadı.. Sizin sülalede kaç Süleyman Canbolat var be arkadaş?
-29 tane var..
-Nasıl olur?
-Bunu bana değil Süleyman dedeme sor..
-Dedeni nerede bulurum?
-Sizin orda bulursun..
!!!!!
-Sülalenizde 29 Süleyman Canbolat var meselesi gerçekten çok garip.. Merak ettim, anlat hele..
-Anlatayım;
"Babamın babası Ali dedem ve onun kardeşi Süleyman dedem o yıllar Karataş'ın ağalarından.. Mal mülk gani.. Süleyman dedem, biraz daha gani, ama biraz daha saf.. Bunu fırsat bilen babam, amcalarım ve hatta sülalemizin bazı gözaçıkları doğan çocuklarına Süleyman adını koymuş ve Süleyman dedemden bir dönüm tarlayı "götür" etmiş.. Bazıları işi daha da ilerilere taşımış, kız çocuklarını dedeme "erkek" gibi göstermiş, iki dönüm tarla kapmak istemiş.. Allah'tan nüfus müdürü bu oyuna müsaade etmemiş ve Süleyman dedemi İFLAS etmekten kurtarmış.. Süleyman dedem, kendisine bu jesti (!) yapan nüfus müdürüne 500 metre arsa vermiş.. Yani müdür bey olmasaymış, bizim sülalede 999 Süleyman olacakmış..
Babam, herkesten daha kurnaz davranıp, Süleyman dedemden bir dönüm tarla yerine iki dönüm tarla koparmış..
-O nasıl olmuş yahuu?
-İki Süleyman koyarak..
-Nasıl yani?
-Benim adım "Süleyman+ Süleyman..
-Hadi canım.!!
-Hadisi-madisi yok.. Babam, "oğlumum adını Süleyman + Süleyman koydum amca" diyerek, Süleyman dedemden iki dönüm tarlayı kopara kopara almış..
-Deden bunu nasıl yutmuş?
-Nüfus müdürü bu hinliğe de müsaade etmemiş, durumu dedeme anlatmış.. Dedemde; "Niyet önemli müdür bey.. Yeğenim Şeref'in şerefi var diyerek, babamın bu tilkiliğini "bile isteye" kabul etmişşşşşşş..
-Canbolat?
-Buyur..
-Bana bihaller oluyor.. Ben nerdeyim, buraya neden geldim? Fes başıma, başım fese.. Allah'ını seversen doğruyu söyle, sen hangi Süleyman'sın?
-İnancın olsun onu bende bilmiyorum Zebani kardeş.!