\n\n

Türk tarihi ve mimarisi için en önemli isimlerden bir tanesi olan Mimar Sinan, tarihte Koca Sinan olarak da anılmaktadır. Özellikle çok değerli eserler inşa etmiş olması sayesinde adını duyurmayı başaran Koca Sinan’ın eserlerinin bir kısmını herkes bilir. TRT Belgesel’de izlediğim Mimar Sinan Belgeseli, Büyük Usta’nın ne kadar önemli ve değerli bir insan olduğunu kanıtlıyor. Bazıları seçilmiş insandır. Mimar Sinan da bence seçilmiş bir insan. Yaptığı sayısız eserle yüzyıllar boyu nesilden nesile, dillerden dillere adını tarih sayfalarına altın harflerle yazdırdı.

Bu hafta siz değerli okurlarımız için Büyük Usta Mimar Sinan’ın hayatını ve dünya tarihine kazandırmış olduğu ihtişamlı eserlerini sizler için araştırdım.

Dikkatinizi çekeceğini düşündüğüm Osmanlı’nın Baş Mimarı Koca Sinan’ın hayatını bir de bu açıdan okuyunuz istedim. Buyurunuz…

\n***\n22 Yaşında girdiği Yeniçeri Ocağı’ndan Osmanlı İmparatorluğu’nun Baş Mimarlığı’na yükselen ve bu ömre 92 Cami, 52 Mescit, 55 Medrese, 7 Darülkurra (Kur'an okuma yöntemlerini öğreten medrese bölümü), 20 Türbe, 17 İmaret (Yoksullara yardım amacıyla oluşturulan hayır kurumları), 3 Hastane, 6 Suyolu, 10 Köprü, 20 Kervansaray, 36 Saray, 8 Mahzen ve 48 Hamam olmak üzere toplamda 365 eser sığdıran bir deha.\nYaşadığı dönem Osmanlı ve Dünya mimarisinde ‘Sinan Çağı’ olarak adlandırılan, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük mimarı.\n\nKayseri’nin Ağırnas Köyünden bir devşirme olarak çıkan Mimar Sinan’ın hikâyesi, Osmanlı İmparatorluğu’nda sıradan ailelerinin çocuklarının bile ne kadar büyük yükselme imkânlarına sahip olduğunun bir kanıtı gibidir. Abdulmennan Oğlu Sinan, 1490 yılında Ağırnas Köyünde doğdu. Ailesinin kökeniyle ilgili tartışmalar bugün bile sürmektedir. Ermeni veya Rum olduğunu iddia edenler olduğu gibi, Hıristiyan-Peçenek Türklerinden olduğunu söyleyenler de bulunmaktadır.\nMimar Sinan’ın yaşamı ve ailesine ilişkin belgeleri bulup, ayrıntılı olarak inceleyip yayınlayan Tarihçi-Müzeci-Gazeteci İbrahim Hakkı Konyalı’ya göre Mimar Sinan’ın ailesi, Selçuklulardan kalma, Müslüman olmayan Şaman inançlı Türk toplumlarındandır. Gerek dedesinin, babasının, annesinin gerekse belgelerde adı geçen diğer akraba isimlerinin Türkçe isimler olması onun bu iddiasını doğrulamaktadır. \nTarihçi-Yazar Necdet Sakaoğlu da aynı noktaya dikkat çekerek, Sinan’ın devşirildiği zaman Türkçe bildiği için diğer devşirmelere verilen Türkçe eğitimi almasına gerek görülmediğini belirtir. \n\n***\nYavuz Sultan Selim döneminde sadece dışarıdan değil, Anadolu’dan da asker devşirilmeye başlanmıştı. Bu uygulama sonucu Sinan, 1511 yılında devşirilerek Yeniçeri Ocağı’na alındı ve İstanbul’a getirildi. Mimar Sinan, Yeniçeri Ocağı’nda eğitimlerden geçerek 5 yıl sonra Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferine katılır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde ise Belgrad Seferinde, Rodos Seferinde ve Mohaç Meydan Savaşında bir Yeniçeri olarak bizzat savaşır. \n1533 yılında Kanuni’nin İran Saferi esnasında, ordunun Van Gölü’nü geçmesi için 2 hafta gibi bir sürede 3 kadırga yapması ona büyük bir itibar kazandırır. \nKaraboğdan Seferinde ordunun Prut Nehrini geçmesini sağlamak için bataklık alanda günlerce uğraşılmasına rağmen kurulamayan köprüyü, görev kendisine verilince 10 günde kurmayı başarması üzerine Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1538 yılında Saray Baş Mimarlığına getirilir. Artık Yeniçerilik dönemi bitmiş, ömrünün sonuna kadar sürecek olan Baş Mimarlık dönemi başlamıştır. (Devam Edecek..) \n