Teknoloji ilerlerken, insanlık geriliyor gibi geliyor bana. Avrupa’daki örf ve adetler, şark toplumlarından çok farklı.
Örneğin; ister kadın, ister erkek, ister Alman, ister Türkiyeli olun, burada tanımadığınız bir çocuğu sevmek isteseniz, onun saçını okşamanız, sarılmanız hiç hoş karşılanmaz. Hele hele öpmek, cinsel taciz olarak anlaşılır. Bırakın Almanların çocuklarını sokaktaki köpeğini bile sevmeniz yadırganır.
Buna rağmen buralarda bu kadar Tacizi, tecavüzü anlamakta zorluk çekiyor insan. Avrupa’daki sanayi toplumları bireyselliği ön plana çıkaran toplumlardır. Bunun iyi yanları elbette vardır, ama insanlar müthiş yalnızdırlar burada. Anonim bir yaşam var. Türkiye’deki sosyal kontrollü, mahalle baskılı yaşamın tam tersi yani.
İskandinavya da yeni doğan, yada doğum günü olan çocuklara anne, baba yada yakınları hediye olarak müzik aleti hediye ederlermiş neden ide devamlı kapalı hava, evde kalma ve sıkıntılı komşuluk ilişkileriymiş. Yani burada kimse kimsenin ne yaptığını fazla bilmez. Onca sosyal faaliyete rağmen, genelde hep evdedirler. Almanlar ve evleri kutsaldır. Kapı önünde sokakta uzun uzun sohbet ederler,ama randevusuz, plansız evlerine çaya, kahveye kimseyi davet etmezler.
Ben yalnızlığın insanlar-kişiler arası iletişimde önemli bir rol oynadığına inanıyorum. Evet yalnızlık evrensel bir olgudur ve her yalnız insan şu olacak diye bir kural kavram yoktur, ama bu yalnızlık düzeyi,travmatik boyutlara ulaşmışsa, kişi demokratik bir aile ortamında yetişmemiş, kişisel bozuklukları varsa, asosyalsa, o birey cinsellikle ilgili ihtiyaçlarını gidermede zorlanıyor yada beceremiyorsa, kendisine göre daha ‘’ güçsüz, savunmasız ‘’ küçük insanlara , çocuklara yada karşı cinse bayanlara yönelebilir , taciz yada tecavüz eylemlerine başvurabilir. Bunu, yapılan araştırmalar söylüyor ve bu şimdi söylediklerim ilk etapta Avrupalıların bir bölümü ruh hastaları ve için geçerlidir bilmenizi isterim.
Türkiye’ye dönüp bakacak olursak durum daha da kötü. Kendisine Müslümanım diyen insanların vakıflarında toplu tecavüzler yaşanıyor. Hemde erkek çocuklarına karşı.
Bu son cinayetle biten, çocuk Tecavüz olayları kadar duyarsız, tepkisiz kalan toplumun halide yürekler acısı. Toplumsal tepki eşittir linç olamaz. Çünkü İnsanlar konuya olan duyarlılığını yitirmiş durumdalar. En dehşet tecavüz olayının bile üzerinden bir kaç gün geçince çok şey unutulup gidiyor.
Bilişim çağında yaşıyoruz, evet ama İnternet kültürünü iyi anlamak onu iyi kullanmak lazım. Bilgiye ulaşırken şiddetin sarmalına da düşebiliyor insanlar. Özellikle Çocuklarımızı internette çok sakıncalı şiddet oyunlarından, ahlak dışı porno vs. gibi yayınlardan uzak tutmalıyız.
İnternette de cinsel şiddet var biliyoruz. Ordanda insan, ilerde davranışlarına yansıyacak her kötü şeyi, rahatça dört duvarı arasında kimse tarafından rahatsız edilmeden öğrenebilir.
Öyle ya da böyle, çocuklarınızla parka giderken, sokağa çıkarken, onları yurtlara yazdırırken, komşularınıza, akrabalarınıza, arkadaşlarına bırakırken iyi düşünün…!!!
Şiddet ve cinsel saldırganlık asla günlük yaşamımızın bir parçası olmamalıdır.
Tecavüz ve Tacizin azalması kaybolması için, devleti yönetenlerin bu konudaki açıklamaları, kullandıkları dil de son derece önemlidir. Siz “kadın herkesin içinde kahkaha atamaz, mini şort giymeseydi, hamile kadın sokakta dolaşamaz, kızın rızası var, Örtüsüz kadın ya satılıktır ya da kiralıktır, Kadın ve erkeğin eşit olması fıtrata ters, asansöre birlikte binmeyin, halvet olursunuz’’ derseniz, kızları, kadınları hatta çocukları hedef tahtası haline getirirsiniz. Bu durum büyük tehlike yaratır.
Devlet bu sapıklara, canilere karşı mutlaka acımamalı, müsamaha göstermemeli. Hukuk kuralları içerisinde en ağır cezaları vermeli, afla filan asla salıvermemelidir. Buna paralel olarak ‘Taciz, Tecavüz ve Cinsellik’ konusunda halkın mutlaka bilinçlendirilmesi gerekiyor. Bu hususlar, özellikle okullarda bir eğitim programı dahilinde başlanabilir.
Taciz, Tecavüz, Cinsel Şiddetin bir çok biçimi vardır. Ne yazık ki yaşanılan birçok tecavüz olayı, taciz düzeyine indirgenip tecavüzcünün suçu hafifletilmekte bu da diğerlerini cesaretlendirmektedir.
Sabi çocuklara cinsel Tacize ve Kadın Cinayetlerine bir kez daha ‘HAYIR’ diyor, suçluların en ciddi biçimde cezalandırılmasını talep ediyoruz!
SON SÖZ: ‘’ SUÇ VAR SA CEZA DA VARDIR.’’