Kıyamet Alametleri her dinde, hatta bir çokbatıl dinde ve felsefede bile mevcuttur. Kainatın batacağını, dünyanın ve insanlığın yok olacağını sadece dinler değil, modern bilim dahi kabul ediyor ve “hesaplıyor.’’ Dinler ise kâinatın son günleri ile ilgili bilgiler verirler. Vahiy ´den beslenen kaynaklar, kıyamet öncesi yaşanacak olayları, alametleri bildirirler.

Sırasıyla Yahudi-Hristiyan-İslam kaynaklarına baktığımızda, Kıyamet Alametleri ile ilgili bir çok konuda benzerlik görürüz.

Bunun dışında farklılık olarak Eski ve Yeni Ahit´e baktığımızda Kıyamet Alameti olarak büyük bir savaştan, Armageddon Savaşından bahsedildiğini görürüz.

İncil´e göre insanlık tarihinin son savaşı olan Armageddon Savaşı gerçekleşecek ve bundan sonra yeryüzünde bir daha savaş olmayacak. Bu savaşta iyiler ve kötüler son defa karşı karşıya gelecekler ve kötülük sonsuza kadar bitecek. İnançlarına göre tanrı, yani Hz. İsa, bizzat bu savaşta yer alacak.

Kelime olarak Armageddon “Megiddo´nun Dağı“ manasına geliyor. Bu bölge tarih boyunca insanlık tarihini değiştiren büyük savaşlara sahne olmuş. İncil´de bu savaşlarla ilgili bilgiler mevcut. Tarihçilere göre en az 30 tane büyük savaş Megiddo´da gerçekleşmiş.

Bütün bu savaşların son büyük savaş ile farkı ise, son savaşın, yani Armageddon´un İncil´e göre bizzat tanrının iyi ve kötüyle savaşı olması. Hristiyan İlahiyatçılar bu nedenle Armageddon´dan “Tanrı´nın savaşı“ diye bahsederler.

İncil´e göre dünyadaki tüm krallar bu bölgede askerleriyle beraber toplanacaklar ve atının üzerinde olan Hz. İsa´ya karşı savaşacaklar. Başlarında Anti-Christ (Deccal) olacaktır ve eski Babil´in ruhunu temsil edecek. Hz. İsa dünyayı karıştıran tüm zalimleri yok edecek ve dünyaya gerçek adaleti getirecektir.

Ardından yeni dünya düzeni (nwo) kurulacak, dünya krallığı oluşacak ve yeni çağ başlayacak. Bu küresel hakimiyetin merkezi ise Kudüs olacak. Eski Roma İmparatorluğu şeklinde yönetilecek, ulus devletler kalmayacak ve uluslararası askeri güç oluşturulacak.

Bu nedenle bazı Hristiyan kıyamet “tarikatları“ Hz. İsa gelsin diye savaşın hemen gerçekleşmesini arzularlar ve bu yönde ciddi propagandalar ve eylemler yaparlar. Evanjelistliteratürde buna “Tanrı´yı kıyamete zorlamak“ denir. Evanjelistler kendilerinin Tanrı’ya bu konuda yardımcı olduklarını düşünürler. Kutsal kitaplarında geçen kıyamet alametlerini gerçekleştirmek için, çaba sarf ederler ve sırf bu nedenle – kendilerini sevmemelerine rağmen,Yahudilere destek olurlar, çünkü son savaşın Müslümanlar ve Yahudiler arasında olacağına inanırlar.

Yehova Şahitlerine göre, bu savaştan sonra 1000 yıl sürecek olan bir “Hüküm Günü“ başlayacak ve bu dönemde ölüler diriltilecek.

Peki bunların hepsinin Türkiye ile ne alakası var?

Savaşın gerçekleşeceğine inandıkları bölge Mezopotamya. Mezopotamya Irak, kuzeydoğu Suriye, Güneydoğu Anadolu ve güneybatı İran topraklarından oluşmaktadır. Mezopotamya kelime anlamıyla “iki ırmak arasındaki bölge“ manasına gelir ve bu bölge Dicle ve Fırat nehirleri arasındadır. Gerçekleşeceğine inandıkları büyük savaş Dicle ve Fırat nehirleri arasında olacak.

Aynı şekilde Tevrat’ta vaat edilmiş topraklar (Arz-ı-Mevudu) olarak görülen bölge Nil ile Fırat nehirleri arasında. Bu bölgede krallığın kurulacağına inanırlar. Yani yine Türkiye toprakları üzerinde.

Bazı kaynaklara ve Hristiyan tefsirlere göre, savaşın çıkış nedeni, bu bölgede kurulması planlanan bir Kürt Devleti olacaktır ve büyük savaş Türklerle yapılacaktır. Türkiye´nin bölüneceğine, bu bölgede iç savaşların yaşanacağına ve tüm dünyanın orduları burada toplanıp büyük savaşın başlayacağına inanırlar.

Elbette bunların hepsi bir fantaziden ibaret. Bu alametlere inanan kıyamet tarikatları sayısal olarak az, fakat lobileri sayesinde dış politikaları etkileyebilecek güçteler. Özellikle ABD`de bulunan Evanjelistler, tüm güçleriyle bu kehanetlerin oluşmasına yardımcı oluyorlar. Dolayısıyla bu fikir bilinçaltlarında bulunduğu sürece, bu fantezilerini realiteye dönüştürme hevesinde olacaklar. Örneğin ABD eski başkanı meşhur Ronald Reagan´ın 1981 yılında Armageddon ile ilgili sözleri kayıtlarda mevcut: “Dünya tarihinde ilk kez Armageddon Savaşının başlaması ve Mesih’in ikinci gelişi için her şey yerinde. Eski Ahit’teki antik peygamberlere ve Armageddon işaretlerine dönüp baktığımda, savaşın gerçekleştiğini görecek kuşağın biz olup olmadığımızı merak etmekten kendimi alamıyorum. ”

Nitekim bu gün, Suriye ve Irakta oynanan oyun bunun bir parçasıdır.

ABD nin ne denli güvenilmez olduğu, son yaptığı ‘Suriye’den Çekilme Planı’ çelişkilerinde, açıkça görülmektedir. Kutsal kitaplarda ve diğer kaynaklarda sıkça yer alan, Armageddon savaşına, adım adım yaklaşıyoruz gibi bir algı oluşuyor. ABD’ nin PKK ve PYD’ye olan yardımları, bunun doğrular nitelikte… Hem İsrail’in güvenliği için, hem de Ortadoğu’ya hakimiyetinin devamında, ileri karakol görevi görmesi için, ortaya konan strateji; bir Kürt devletinin kurulmasıdır. Bu gün Ortadoğu’da 1916 yılında yürürlüğe konulan Sykes-Picot anlaşmasından 103 yıl geçmesine rağmen, stratejide herhangi bir değişim olmamıştır. O hedeflerine ulaşıncaya kadar da olmayacağı kanaatindeyim. Bu gün oynanan bu kirli oyunlar, hep bu strateji içindir. O bakımdan bizim devlet olarak, Millet olarak daima uyanık olmamız, birlik beraberlik içinde olmamız, teknoloji geliştirerek, hem ekonomik açıdan, hem de askeri açıdan, güçlü olmamız gerekir.

SON SÖZ:’’ GÜN DOĞMADAN NELER DOĞAR.’’