"Savaş Çokduygulu ile kavgamı ettiniz Canbolat?" diye sordu bir dost..
Umursamadım..
Gazeteye yarınki yazımı yetiştirme telâşındayım... Her gün yazan birisi için kolay değil... Adam gibi konu bulacaksın, adam gibi yazacaksın, yazdıklarınızı okuyanlar, ya "Helal olsun" diyecek, ya da "okkalısından bir YUH" çekecek."
Herşey sende,
Herşey sana bağlı.!
Savaş Çokduygulu ile ilgili başkaları da arayıp, aynı soruyu sorunca, şunu düşündüm;
-5 Ocak Gazetesi'ni karıştırmak isteyen bazı "dutmalar" var.. Yalanlarla dolu bu ses onlardan geliyor..
Neymiş efendim; yazdığım gazetede rahat etmiyormuşum... Alanım daraltılıyormuş... Arayış içindeymişim... Para meselesi yüzünden Savaş ile her gün "SAVAŞ halindeymişim.!"
Bir dolu yalan, bin dolu fasarya.!
Öncelikle şunu belirteyim ki, bu çakal bozuntuları anlayacaklarını iyi anlasın, ömür boyu da unutmasın;
-Ben 5 Ocak Gazetesi'nde Genel Yayın Yönetmenliği yaptım.. En rahat, en özgür, en cesur, en verimli, en kararlı, en donanımlı, en hakkaniyetli ve en müdahalesiz dönemlerim bu gazetede geçti... Bu gazetede "kaptanlık" yapan sevgili kardeşim Sefa Saygıdeğer olmak üzere, "cesur yürekli, saygılı, işini bilen, işine sevda ile bağlı" dostlarım var.. Savaş Çokduygulu'nun kendine göre dengeleri oluyor elbet..
İki dost, iki kardeş, iki ahbap, iki sırdaş olarak, bu dengeleri konuşup, aştık... Ondan sonra, ne Savaş bana karıştı, ne de ben onu üzecek bir yayın politikası izledim...
5 Ocak Ailesi olarak, bu zorlu ve meşakkatli yolda aslan gibi yürüyor, aslan gibi de kükrüyoruz.!
Kimlere karşı?
-Haksızlara karşı,
-Vicdansızlara karşı,
-Hayasızlara karşı,
-Çapsızlara karşı,
-Müptezellere karşı,
-Hak yiyenlere karşı.
Gelelim para meselesine;
Bu konuda en son konuşulacak, tartışılacak adamdır Savaş... Hâk bilir, o hakkı da hakedene fazlasıyla verir... "Savaş'ta param kaldı" diyen bir Allah kulu bulmak mümkün değildir.. Diyen olursa, "avcarlanmış yalan" söylemiş, kul hakkına girmiş olur.!
Bende, hiçbir zaman Savaş Çokduygulu ile para konuşmadım, konuşmam... "Onun parası benim, benim param benimdir." Cebimde ve bir köşede birikmiş param olmadığı için böyle bir "İRONİ" yapıyorum ki, her şeyi tersolarından anlayan bazı çakallar, ucuz işlerle iştigal eylemesin..
Şu gerçek iyi biline ve unutulmaya ki;
Bu memlekette en son, ama en son birbiriyle dalaşacak kişiler Savaş ve benim.. O noktaya geldiğimi hissettiğim an; Pire için yorganı yakmasam şerefsizim.!
.......
Altını kalın hatlarla çizerek, tekrarlamak isterim; Ortada 40 yıla yaklaşan "kadim dostluk" varsa, bu dostluğun arasına topliiğneyi sokacak bir babayiğit olmamıştır, o-la-ma-ya-cak-tır.
Kelam'ın özü;
5 Ocak benim içimde,
ben 5 Ocak'ın içinde.!