Altın yatırımcılarının gözü, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası, ABD tahvil faizleri, doların seyri ve artan jeopolitik risklere çevrilmiş durumda.
Ons altında kritik eşik aşıldı
Küresel piyasalarda altın haftaya güçlü bir yükselişle başladı. Ons altın önceki işlem gününü yüzde 1,05 artışla 4 bin 651 dolar seviyesinden tamamladı.
Yeni işlem gününde ise yükselişini sürdüren ons altın 4 bin 697 dolara kadar çıkarak son 15 haftanın zirvesini gördü. Ancak bu seviyenin ardından gelen kâr satışlarıyla geri çekilen ons altın, TSİ 06.05 itibarıyla 4 bin 630 dolar civarında işlem gördü.
Altının 200 günlük hareketli ortalamanın üzerine çıkması da piyasalar açısından dikkat çeken gelişmelerden biri oldu. Bu hareket, değerli metalde yükseliş momentumunun güçlendiğine yönelik değerlendirmeleri beraberinde getirdi.
Gram altında ağustos ayında yaklaşık 1.000 TL’lik yükseliş
İç piyasada gram altın da ons altındaki yükselişten destek buldu. Gram altın güne 7 bin 155 TL seviyesinden başlarken, ilk işlemlerde 7 bin 262 TL’ye kadar yükseldi.
Gram altın temmuz ayını 6 bin 172 TL seviyesinden kapatmıştı. Böylece ağustos ayında gram altındaki yükseliş yaklaşık 1.000 TL seviyesine ulaştı.
Bu tablo, altın yatırımcılarının yeni zirve ihtimalini yakından takip etmesine neden olurken, uzmanlar ise küresel piyasalardaki gelişmelerin fiyatlar üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğine dikkat çekiyor.
ABD tahvil faizleri altın için kritik
Altındaki yükselişe rağmen ABD’nin uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek seyretmesi, değerli metal üzerinde baskı oluşturan unsurlar arasında gösteriliyor.
ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli tahvil alımlarını artırmasına rağmen tahvil getirilerinde belirgin bir gerileme yaşanmadı. 30 yıllık ABD tahvil faizi, müdahalenin açıklandığı dönemde yüzde 5,34 seviyesindeyken, daha sonra yaklaşık yüzde 5,24 seviyesinde dengelendi.
Haziran ayının sonunda ise 30 yıllık tahvil faizi yaklaşık yüzde 4,85 seviyesindeydi.
Tahvil faizlerinin yüksek kalması, faiz getirisi bulunmayan altının cazibesini sınırlayabilecek önemli faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Dolar endeksi de yeniden yükselişte
Altın fiyatlarını etkileyen bir diğer önemli gelişme ise dolar endeksindeki hareketlilik oldu.
Cuma günü 98,5 seviyesine kadar gerileyen dolar endeksi, ABD’nin İran’a yönelik finansal baskısının ardından güvenli liman talebinin artmasıyla yeniden 99 seviyesinin üzerine çıktı.
Normal şartlarda güçlenen dolar, altın üzerinde baskı oluşturabiliyor. Ancak buna rağmen ons altında sert bir geri çekilmenin yaşanmaması, piyasalarda altına yönelik talebin halen güçlü olduğuna işaret ediyor.
Altının yükselişinde ABD’nin borç yükü de etkili
Piyasalardaki yükseliş yalnızca faiz beklentileriyle açıklanmıyor. Troy Kıymetli Madenler tarafından yayımlanan değerlendirmede, ABD’nin artan kamu borcu, bütçe açığı ve borcun çevrilmesi için duyulan finansman ihtiyacının yatırımcıların gündeminde daha fazla yer aldığı belirtildi.
Analizlerde piyasaların artık yalnızca faizlerin ne kadar yüksek olduğuna değil, faizlerin neden yüksek kaldığına da odaklandığı ifade ediliyor.
ABD’nin borç yüküne ilişkin endişelerin artması ve Hazine’nin tahvil piyasasına müdahale etmek zorunda kalması, yatırımcıların ABD’nin mali görünümünü daha fazla sorgulamasına yol açıyor.
Bu durumun uzun vadede altının güvenli liman özelliğini destekleyebileceği değerlendiriliyor.
İran gerilimi ve petrol fiyatları yakından takip ediliyor
Altın fiyatlarının geleceği açısından jeopolitik gelişmeler de önemini koruyor.
ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırımları ve İran tarafından yapılan açıklamalar piyasalarda yakından izleniyor. İran’ın ekonomik baskının devam etmesi halinde Körfez’den petrol ihracatını durdurabileceği yönündeki tehditleri, enerji piyasalarında yeni bir hareketlilik ihtimalini gündeme getiriyor.
Petrol fiyatlarında sert yükseliş yaşanması halinde jeopolitik risklerin altına destek vermesi mümkün görülüyor. Ancak petrol fiyatlarının yükselmesi enflasyon baskısını artırırsa Fed’in faiz indirim sürecinin zorlaşabileceği ve bunun da altın üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor.
Gözler Jackson Hole toplantısında
Altın piyasasında önümüzdeki günlerde en fazla takip edilecek gelişmelerden biri de Jackson Hole sempozyumu olacak.
Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, altının teknik göstergeler ve momentum kaynaklı taleple desteklenmeye devam ettiğini belirterek yatırımcıların dolar ve ABD tahvil getirilerinin yanı sıra Fed Başkanı Kevin Warsh’ın 28 Ağustos Cuma günü Jackson Hole sempozyumunda yapacağı konuşmaya odaklandığını ifade etti.
Fed’in faiz politikasına ilişkin verilecek mesajlar, dolar ve tahvil faizleri üzerinden altın fiyatlarında yeni bir hareketliliğe neden olabilir.
Uzmanlardan kritik seviyeler
Ole Hansen, ons altında teknik açıdan 4 bin 575 dolar ve 4 bin 772 dolar seviyelerine dikkat çekti.
Söz konusu seviyeler, ocak-haziran dönemindeki düşüşün ardından Fibonacci yüzde 38 ve yüzde 50 geri alım seviyeleri olarak öne çıkıyor.
Ons altının 4 bin 697 dolara kadar yükselmesinin ardından piyasaların gözü şimdi daha yüksek seviyelerde kalıcılık sağlanıp sağlanamayacağına çevrildi.
Altın yatırımcısı dikkat: Yeni rekor ihtimali masada
Altın fiyatlarında son dönemde görülen güçlü yükseliş, yeni rekor beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. Ancak yüksek tahvil faizleri ve güçlenen dolar, yükselişin önündeki önemli riskler arasında bulunuyor.
Bu nedenle yatırımcılar özellikle 4 bin 772 dolar seviyesini ve Jackson Hole’dan gelecek mesajları yakından takip ediyor.
Gram altın tarafında ise ons altındaki hareketin yanı sıra dolar/TL kuru da belirleyici olmaya devam edecek. Ağustos ayında yaklaşık 1.000 TL değer kazanan gram altının yeni zirveleri test edip etmeyeceği, küresel piyasalardaki gelişmelerin yanı sıra iç piyasadaki kur hareketlerine de bağlı olacak.




