5ocakgazetesi.com
Sivrisinek popülasyonundaki bu olağanüstü artışın temelinde, kış ve ilkbahar aylarında yapılması gereken "larva mücadelesinin" eksik veya yetersiz bırakılması yatıyor. Uzmanlara göre, durgun suların, tahliye kanallarının ve derelerin zamanında ıslah edilmemesi, sivrisineklerin milyonlarca yumurta bırakması için kusursuz bir üreme alanı yarattı. Yaz ortasında sokak aralarında dolaşan ve havaya kimyasal sıkan geleneksel araçlı ilaçlama (sisleme) yöntemleri ise, uçkun hale gelmiş devasa popülasyon karşısında sadece göz boyamaktan öteye gidemiyor.
Balkon ve Dam Kültürü Tarihe Karışıyor
Adana'nın geleneksel mimarisinin ve sosyal yaşamının ayrılmaz bir parçası olan damlarda uyuma veya akşamları balkonda vakit geçirme kültürü, haşere istilası yüzünden adeta bitme noktasına geldi. Sadece sivrisinek değil, logarlardan taşan hamam böcekleri ve yakarcalar (tatarcık) da halk sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve alerjik bünyeye sahip bireylerde sinek ısırıklarına bağlı ciddi cilt enfeksiyonları ve hastanelerin acil servislerine başvurular her geçen gün artıyor. Mahalle sakinleri, akşam serinliğinde çocuklarını parka bile çıkaramadıklarından dert yanıyor.
Bilimsel ve Yıl Boyu Süren Mücadele Şart
Halk sağlığı uzmanları ve çevre mühendisleri, sinekle mücadelenin sadece yaz aylarında alevlenen panik havasıyla çözülemeyeceğinin altını çiziyor. Belediyelerin ilaçlama birimlerinin, bataklıklar, foseptik çukurları, inşaat alanlarındaki su birikintileri ve sulama kanallarında yılın 12 ayı kesintisiz bir biyolojik mücadele yürütmesi şart. Ayrıca, ekosisteme zarar veren yoğun kimyasal dumanlama yerine, doğa dostu bakteriyel larvasitlerin kullanılması kentin geleceği için büyük önem taşıyor.
Adanalı vatandaşlar, her yaz tekrarlanan bu dayanılmaz tablo karşısında yerel yönetimlerden artık mazeret değil, kentin tüm paydaşlarıyla koordine edilmiş, erken uyarı sistemine dayalı, bilimsel bir "Haşere Eylem Planı"nın acilen devreye sokulmasını talep ediyor. Zira cehennem sıcaklarında camı pencereyi açamamak, Adanalı için bir yaşam mücadelesine dönüşmüş durumda.



