Nogay Türklerinin yüzyıllar önce başlayan göç serüveni, Ceyhan’daki Büyükmangıt ve Tokdamış başta olmak üzere çeşitli yerleşimlerde tarih, kültür ve geleneklerle kendisini gösteriyor. Adana, Nogayların Anadolu’daki önemli yerleşim alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Tarih boyunca farklı nedenlerle yaşadıkları bölgelerden göç etmek zorunda kalan Nogay Türkleri, bugün Türkiye’nin farklı şehirlerinde kültürlerini yaşatmaya devam ediyor. Kafkasya ve Kırım üzerinden Anadolu’ya uzanan göçlerin önemli duraklarından biri de Adana oldu.
Özellikle Ceyhan çevresindeki yerleşimlerde Nogayların bıraktığı izler, bölgenin çok katmanlı tarihinin dikkat çeken parçalarından birini oluşturuyor.
Nogayların tarihsel olarak Rusya Federasyonu sınırları içerisinde bulunan Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti, Stavropol ve Dağıstan başta olmak üzere farklı bölgelerde yaşadığı; bunun yanında Romanya, Kırım ve Türkiye’de de toplulukların bulunduğu aktarılıyor.
NOGAY ADI NEREDEN GELİYOR?
Nogay adının, Cengiz Han’ın büyük torunu Emir Nogay’dan geldiği düşünülüyor.
13. yüzyılda Altın Ordu Devleti içerisinde yaklaşık 40 yıl boyunca önemli bir siyasi ve askerî rol üstlenen Emir Nogay, Cengiz Han soyundan gelmesine rağmen hükümdar olamadı. Buna karşın devlet yönetiminde güçlü bir konuma ulaştı ve kendi kararlarını uygulayarak adeta bağımsız bir güç merkezi oluşturdu.
Emir Nogay’ın 1299 yılında savaş meydanında hayatını kaybetmesinin ardından kendisine bağlı beylerin “Nogay” adıyla anılmaya başlandığı, Altın Ordu’nun yıkılması sonrasında ise bu beyliklerin Nogay Hanlığı adı altında birleştiği belirtiliyor.
BOZKIRLARDAN ANADOLU’YA UZANAN GÖÇ
Nogayların ilk dönemlerde İdil ve Ural nehirleri arasındaki bozkırlarda hüküm sürdüğü aktarılıyor. 15. ve 16. yüzyıllarda geniş bir coğrafyaya yayılan Nogaylar, zaman içerisinde yaşanan siyasi gelişmeler ve bölünmeler nedeniyle farklı devletlerin sınırları içerisinde yaşamaya başladı.
Özellikle 18. yüzyıldan itibaren Rus baskısının artmasıyla birlikte büyük göç hareketleri başladı.
Ağır vergiler, iskân politikaları ve bölgede yaşanan siyasi gelişmeler Nogayların yaşadıkları topraklardan ayrılmasında etkili oldu. Karadeniz kıyısındaki limanlar ve İstanbul üzerinden Anadolu’ya ulaşan Nogay göçleri, Kırım Savaşı sonrasında daha da hızlandı.
Bu göç dalgası Adana’dan Bursa’ya, Eskişehir’den İstanbul’a kadar uzanan geniş bir yerleşim coğrafyası oluşturdu.
ADANA’DA NOGAY İZLERİ
Nogayların Anadolu’daki yerleşim noktaları arasında Adana özel bir yere sahip. Kaynakta, Adana-Ceyhan bölgesindeki çeşitli köylerin Nogay göçleriyle şekillendiği aktarılıyor.
Özellikle Büyükmangıt ve Tokdamış, Ceyhan çevresindeki Nogay yerleşimlerinin dikkat çeken örnekleri arasında bulunuyor.
BÜYÜKMANGIT’TA NOGAYLARIN İZİ
Ceyhan’daki Büyükmangıt, tarih boyunca farklı toplulukların bir arada yaşadığı yerleşimlerden biri olarak öne çıkıyor.
Beldeyi Buhara Hanlığı hükümdarı Emir Alim Han’ın soyundan gelen Mangıt hanedanının kurduğu aktarılırken, ilerleyen dönemlerde Balkan muhacirleri ve Yörüklerin de bölgeye yerleştiği belirtiliyor.
19. yüzyılda ise Kafkasya’dan gelen Nogayların bölgeye yerleştirildiği ifade ediliyor.
2012 yılına ilişkin verilen bilgilere göre Büyükmangıt’ın nüfusu 3 bin 64 kişi olarak aktarılıyor.
Bu yönüyle Büyükmangıt, Ceyhan’ın yalnızca bugünkü sosyal yapısıyla değil, farklı dönemlerde gerçekleşen göçlerin oluşturduğu tarihsel mirasıyla da dikkat çekiyor.
TOKDAMIŞ’I KURAN NOGAYLAR
Ceyhan’ın yaklaşık 5 kilometre kuzeyinde bulunan Tokdamış Köyü de Nogay tarihinin Adana’daki önemli duraklarından biri.
Kaynakta köyün 1860 yılında Kırım üzerinden gelen Toktamış kabilesine mensup Nogaylar tarafından kurulduğu belirtiliyor.
2006 yılında köy nüfusunun 1.135 kişi olduğu aktarılırken, yerleşimde Türkmen, muhacir ve Yörük ailelerinin de yaşadığı bilgisi yer alıyor.
Tokdamış’ın kuruluş hikâyesi, Kırım ve Kafkasya’dan Anadolu’ya gerçekleşen göçlerin Ceyhan coğrafyasında nasıl kalıcı yerleşimlere dönüştüğünü göstermesi açısından dikkat çekiyor.
ADANA’DA KÜLTÜR YAŞATILIYOR
Nogayların göç ettikleri bölgelerde zaman içerisinde yerleşik hayata geçtiği, ancak kendi kültürlerini ve dillerini korumaya çalıştıkları belirtiliyor.
Türkiye’de farklı şehirlerde kurulan dernekler aracılığıyla Nogay kültürünün yaşatılmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor.
Sabantoy kutlamaları ve çeşitli köylerde gerçekleştirilen yağmur duası gelenekleri, kültürel mirasın günümüze taşınan örnekleri arasında gösteriliyor.
Dil, gelenek, yemek kültürü ve toplumsal hafıza ise Nogay kimliğinin korunmasında önemli bir yere sahip.
NOGAYLARIN ANADOLU’DAKİ DİĞER İZLERİ
Nogayların yerleşim hikâyesi yalnızca Adana ile sınırlı kalmadı.
Araştırma kapsamında Konya’nın Kulu ilçesindeki Kırkkuyu, Boğazören, Ağılbaşı ve Seyitahmetli; Ankara’nın Şereflikoçhisar ilçesindeki Akin, Şekerköy ve Doğankaya; Gaziantep’in Nurdağı ilçesindeki Nogaylar Köyü ile Afyonkarahisar’ın Çay ilçesindeki Orhaniye Köyü de Nogayların Anadolu’daki yerleşim izleri arasında sıralanıyor.
Ancak Adana-Ceyhan hattındaki Büyükmangıt ve Tokdamış gibi yerleşimler, Kafkasya ve Kırım’dan Anadolu’ya uzanan göç hikâyesinin Çukurova’daki önemli duraklarını oluşturuyor.
ÇUKUROVA’DA YAŞAYAN GÖÇ HAFIZASI
Nogayların hikâyesi, yalnızca bir topluluğun yer değiştirme öyküsünden ibaret değil. Kırım ve Kafkasya’dan Anadolu’ya uzanan göçlerle birlikte farklı kültürlerin Çukurova’da buluşmasının da bir parçası.
Bugün Ceyhan’daki bazı yerleşimlerin geçmişine bakıldığında, 19. yüzyıldaki Nogay göçlerinin Adana’nın sosyal ve kültürel dokusunda bıraktığı izler görülebiliyor.





