Türkiye’nin deprem tehlikesi bulunan kentlerinden Adana’da, olası bir depremin etkileri ve yerleşim alanlarının güvenliği merak ediliyor. Özellikle 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından kentteki binaların dayanıklılığı, zemin özellikleri ve aktif faylara yakınlık konuları daha fazla önem kazandı. Adana İl Afet Risk Azaltma Planı’nda da bazı ilçelerin deprem kaynaklı zarar görebilecek alanlar arasında değerlendirilmesi, mahalle bazındaki risklerin araştırılmasını gündeme taşıdı. Ancak deprem tehlikesi ile bir binanın yıkılma ihtimali aynı anlama gelmiyor. Zeminin özellikleri kadar binanın yaşı, taşıyıcı sistemi, mühendislik hizmeti alıp almadığı ve mevcut yapı durumu da belirleyici oluyor.

Adana’da deprem açısından dikkat çeken 5 bölge

Adana’da deprem riskinin değerlendirilmesinde tek bir mahalle sıralamasından söz etmek yerine faylara yakınlık, zemin koşulları ve yapı kalitesini birlikte ele almak gerekiyor. Mevcut afet risk değerlendirmeleri ve zemin özelliklerine ilişkin bilgiler doğrultusunda öne çıkan bölgeler şöyle sıralanıyor.

Yüreğir: Kazım Karabekir, Levent ve Doğankent çevresi

JMO Adana Şube Başkanı Tatar "Afetler Kader Değildir, Güvenli Yaşam Hakkı Kamusal Sorumluluktur"
JMO Adana Şube Başkanı Tatar "Afetler Kader Değildir, Güvenli Yaşam Hakkı Kamusal Sorumluluktur"
İçeriği Görüntüle

Yüreğir, Adana’da zemin özellikleri ve yapı stokunun birlikte değerlendirilmesi gereken ilçeler arasında yer alıyor. İlçenin bazı kesimlerinde görülen alüvyonlu zeminler, yeraltı suyu koşulları ve yapılaşma özellikleri deprem sırasında oluşabilecek hasarın boyutunu etkileyebiliyor. Kazım Karabekir, Levent ve Doğankent çevresinde bulunan binaların güvenliği değerlendirilirken yalnızca mahallenin konumuna bakılması yeterli görülmüyor. Özellikle eski yönetmeliklere göre inşa edilmiş, bakım ve güçlendirme ihtiyacı bulunan yapıların teknik incelemeden geçirilmesi önem taşıyor.

Seyhan: Gülbahçesi, Onur ve Mithatpaşa çevresi

Adana’nın yoğun yerleşime sahip ilçelerinden Seyhan’da da deprem güvenliği açısından yapı kalitesi ve zemin koşulları öne çıkıyor. İlçenin bazı kesimlerinde bulunan yumuşak zeminler, deprem dalgalarının bina üzerindeki etkisini artırabilecek koşullar oluşturabiliyor. Gülbahçesi, Onur ve Mithatpaşa çevresindeki yapıların değerlendirilmesinde bina yaşı, beton kalitesi, taşıyıcı sistem ve zemin etüdü gibi unsurların dikkate alınması gerekiyor. Bununla birlikte bu mahallelerin tamamının aynı risk seviyesinde olduğunu söylemek mümkün değil. Aynı mahallede yer alan iki bina, yapısal özellikleri ve zemin koşulları nedeniyle farklı deprem performansı gösterebilir.

Ceyhan: Faylara yakınlık ve yapı güvenliği

Ceyhan, Adana’nın deprem tehlikesi bakımından yakından izlenen ilçelerinden biri olarak öne çıkıyor. İlçenin deprem geçmişi ve çevresindeki fay sistemleri, olası bir depremde yapı güvenliğinin önemini artırıyor. Özellikle 1998 yılında meydana gelen Ceyhan merkezli deprem, bölgedeki deprem tehlikesinin geçmişte de ciddi sonuçlar doğurabildiğini gösterdi. Bu nedenle Ceyhan’da binaların mevcut deprem yönetmeliklerine uygunluğu, taşıyıcı sistemlerinin durumu ve zemin özellikleri büyük önem taşıyor.

Yumurtalık: Fay sistemi ve kıyı bölgelerindeki zemin koşulları

Yumurtalık çevresi, bölgesel fay sistemleri ve kıyı kesimlerindeki zemin özellikleri nedeniyle afet planlamasında dikkate alınması gereken alanlar arasında bulunuyor. Kıyıya yakın yerleşimlerde zeminin jeolojik yapısı, yeraltı suyu seviyesi ve olası sıvılaşma koşulları ayrıntılı olarak incelenmeli. Bunun yanında binaların mühendislik standartlarına uygunluğu da deprem sırasında oluşabilecek hasarı etkileyen temel unsurlar arasında yer alıyor. İlçe genelinde bütün mahalleleri aynı risk grubunda değerlendirmek yerine yerel zemin etütlerinin sonuçlarına bakılması gerekiyor.

Karataş: Ova zemini ve kıyı kaynaklı afet tehlikeleri

Karataş, Adana’nın deprem ve kıyı kaynaklı afet tehlikelerinin birlikte ele alınması gereken ilçelerinden biri. Bölgedeki zemin özellikleri, yapılaşmanın konumu ve olası deprem senaryoları, yerleşim alanlarının güvenliği açısından önem taşıyor. Özellikle gevşek ve suya doygun zeminlerde sıvılaşma ihtimalinin araştırılması gerekiyor. Ayrıca deniz tabanında meydana gelebilecek bazı depremlerin kıyı bölgeleri açısından oluşturabileceği ikincil tehlikeler de afet planlamasında göz önünde bulundurulmalı.

Adana’da deprem riskini belirleyen temel unsurlar neler?

Bir mahallenin deprem açısından riskli kabul edilmesi için yalnızca fay hattına yakın olması yeterli değil. Depremin büyüklüğü ve merkez üssünün yanı sıra yerel zemin koşulları, binanın taşıyıcı sistemi, kullanılan malzemeler ve inşaat kalitesi de hasarın boyutunu belirleyebiliyor. Gevşek ve alüvyonlu zeminlerde deprem dalgalarının büyümesi, bazı koşullarda ise zemin sıvılaşması riski ortaya çıkabiliyor.

Bu nedenle Adana’da yaşayanların yalnızca mahalle isimlerine bakarak karar vermek yerine oturdukları binanın teknik durumunu öğrenmeleri önem taşıyor. Özellikle eski binalarda uzmanlar tarafından yapılacak performans değerlendirmeleri, olası risklerin belirlenmesine yardımcı olabilir.

Önemli bir ayrıntı da şu: Burada sıralanan beş bölge, resmî bir mahalle bazlı deprem risk sıralaması değildir. Adana İl Afet Risk Azaltma Planı ve bölgesel zemin değerlendirmelerinde dikkat çeken alanlardan hareketle hazırlanmıştır. Bir mahallede bulunmak, tek başına binanın güvensiz olduğu anlamına gelmez. En sağlıklı değerlendirme için AFAD’ın deprem tehlike haritaları, yerel zemin etütleri ve binaya özel mühendislik incelemeleri birlikte ele alınmalıdır.

Kaynak: HABER MERKEZİ