Adana’da riskli yapıların tespiti ve kentsel dönüşüm çalışmaları, kent genelinde yaşayan binlerce kişinin gündeminde yer alıyor. 2025 yılına ilişkin paylaşılan bilgilere göre, kentte 7 bin 200’den fazla yapının riskli statüsünde bulunduğu, 2 bin 450’yi aşkın bina için ise yıkım sürecinin başlatıldığı öne sürülüyor. Seyhan, Yüreğir, Çukurova ve Sarıçam ilçelerindeki bazı mahalleler, eski yapı stoğu nedeniyle öne çıkıyor. Ancak mahallelerin tamamının yıkım kararı kapsamında olduğu anlamına gelmeyen bu bilgilerde, bina bazındaki resmi kararlar belirleyici oluyor. Peki, hangi bölgelerde riskli yapılara ilişkin incelemeler gündemde ve vatandaşlar nasıl hareket etmeli?
Adana’da riskli yapı sayısı ve kentsel dönüşüm süreci
Adana’da deprem güvenliği ve eski binaların yenilenmesi, kentsel dönüşüm çalışmalarının temel başlıkları arasında bulunuyor. Paylaşılan 2025 verilerinde kent genelinde 7 bin 200’den fazla yapının riskli olarak sınıflandırıldığı, 2 bin 450’den fazla bina için de yıkım sürecinin başladığı belirtiliyor. Bununla birlikte, söz konusu rakamların hangi resmi rapora ve hangi tarihteki verilere dayandığı ayrıca doğrulanmalı.
Riskli yapı tespiti, binaların yalnızca yaşına veya bulunduğu mahalleye bakılarak yapılmıyor. Yapının taşıyıcı sistemi, malzeme özellikleri ve teknik inceleme sonuçları değerlendirmede rol oynuyor. Bu nedenle eski yapıların yoğun olduğu bölgeler, inceleme açısından öncelik kazanabilse de her binanın ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Kentsel dönüşüm kapsamında yürütülen çalışmaların amacı, deprem karşısında güvenlik riski taşıyan yapıların belirlenmesi ve gerekli işlemlerin uygulanması. Yıkım, tahliye veya yeniden yapım sürecinin hangi aşamada olduğu ise ilgili binaya ait resmi kayıtlar üzerinden öğrenilebiliyor.
Seyhan ilçesinde yıkım süreci bekleyen mahalleler
Adana’nın merkez ilçelerinden Seyhan, eski yapı stoğunun yoğun olduğu bölgeleri nedeniyle kentsel dönüşüm tartışmalarında öne çıkıyor. Paylaşılan içerikte Barbaros, Denizli, Meydan ve Hadırlı mahalleleri, riskli yapıların bulunduğu ve dönüşüm sürecinin gündeme geldiği yerler arasında sıralanıyor.
Bu mahallelerde yaşayanların, oturdukları binaya ilişkin resmi risk tespiti bulunup bulunmadığını öğrenmesi önem taşıyor. Bir mahallede eski binaların yoğun olması, o mahalledeki bütün yapıların riskli ilan edildiği veya tamamı için yıkım kararı alındığı anlamına gelmiyor. Kararlar, yapı bazında yürütülen teknik ve idari işlemlere göre şekilleniyor.
Binanın risk durumuna ilişkin şüphe duyan mülk sahipleri, yetkili kuruluşlar aracılığıyla riskli yapı tespiti için başvuru yapabiliyor. Kiracılar da bina yönetimi ve mülk sahibiyle iletişim kurarak mevcut incelemeler hakkında bilgi alabiliyor. Resmi tebligat ulaşması durumunda ise belirtilen sürelerin ve hukuki yükümlülüklerin dikkatle takip edilmesi gerekiyor.
Yüreğir’de riskli binalar hangi mahallelerde bulunuyor?
Yüreğir ilçesinde Akıncılar, 19 Mayıs ve Ulubatlı Hasan mahalleleri, paylaşılan listede riskli yapı ve olası dönüşüm çalışmaları açısından öne çıkan bölgeler arasında gösteriliyor. Ancak bu mahalleler için verilmiş güncel ve ayrıntılı bir resmi yıkım listesi sunulmadığından, belirtilen yerleşim alanlarının tamamında yıkım kararı bulunduğunu söylemek mümkün değil.
Yapı güvenliğinin değerlendirilmesinde binanın yapım yılı tek başına yeterli bir ölçüt değil. Taşıyıcı sistemdeki hasarlar, kullanılan malzemeler, projeye uygunluk ve teknik inceleme sonuçları da önem taşıyor. Özellikle deprem güvenliği konusunda şüphe bulunan yapılarda uzman değerlendirmesi alınması gerekiyor.
Yüreğir’de yaşayan vatandaşların belediyelerin kentsel dönüşüm birimlerinden veya ilgili kamu kurumlarından bina bazında bilgi edinmesi, söylentilerle resmi kararları birbirinden ayırmaya yardımcı olabilir. Bir binaya ilişkin tahliye ya da yıkım bildirimi varsa belgenin kapsamı, gerekçesi ve yasal süresi kontrol edilmeli. Hak sahipleri de dönüşüm sürecindeki seçeneklerini öğrenmek için ilgili idareye başvurmalı.
Çukurova ve Sarıçam’da hangi bölgeler öne çıkıyor?
Paylaşılan bilgilere göre Çukurova ilçesinde Toros ve Güzelyalı çevresindeki eski yapı blokları, Sarıçam ilçesinde ise Yavuz Sultan Selim ve Şahintepe mahalleleri riskli yapı tartışmalarında adı geçen bölgeler arasında bulunuyor.
Bu bölgelerdeki binalar hakkında karar verirken mahalle adına dayalı genellemelerden kaçınmak gerekiyor. Aynı mahallede farklı tarihlerde, farklı projelerle ve farklı teknik özelliklerle inşa edilmiş yapılar bulunabilir. Dolayısıyla bir binanın yıkılıp yıkılmayacağı, ancak o yapıya ilişkin inceleme ve idari süreçler doğrultusunda netleşebilir.
Çukurova ve Sarıçam’da mülk sahibi olan vatandaşlar, belediyelerden imar durumu ve dönüşüm projeleri hakkında bilgi alabilir. Riskli yapı tespiti içinse mevzuata uygun şekilde yetkilendirilmiş kuruluşlara başvurulması gerekiyor. Resmi açıklamalar yayımlanmadan belirli bir sokağın veya mahallenin kesin yıkım bölgesi ilan edildiğini varsaymak, gereksiz endişeye ve yanlış yönlendirmeye yol açabilir.
Adana’da riskli yapı tespiti ve yıkım süreci nasıl işliyor?
Riskli yapı işlemleri, ilgili mevzuat kapsamında teknik inceleme ve idari bildirim aşamalarından oluşuyor. Sürecin temel adımları genel olarak şöyle ilerliyor:
-
Başvuru yapılması: Yapı malikleri, mevzuatta belirtilen usule uygun olarak riskli yapı tespiti talebinde bulunuyor.
-
Teknik inceleme: Yetkili kuruluş, binadan gerekli örnekleri alıyor ve teknik değerlendirme gerçekleştiriyor.
-
Raporun değerlendirilmesi: Hazırlanan rapor, ilgili idari süreç kapsamında inceleniyor ve mevzuata göre gerekli bildirimler yapılıyor.
-
Tahliye ve yıkım işlemleri: Riskli yapı hakkında kesinleşen işlemler ve yasal süreler doğrultusunda tahliye ve yıkım aşamasına geçiliyor.
-
Dönüşüm seçeneklerinin değerlendirilmesi: Hak sahipleri, uygulanabilir dönüşüm modeli, finansman seçenekleri ve varsa destekler hakkında ilgili kurumlardan bilgi alıyor.
Süreler, itiraz hakları ve izlenecek yol dosyanın durumuna ve yürürlükteki mevzuata göre değişebiliyor. Bu nedenle her riskli yapı için aynı takvimin geçerli olduğunu düşünmemek gerekiyor. Vatandaşların kendilerine tebliğ edilen belgeleri saklaması ve gerektiğinde hukuki destek alması da sürecin doğru yürütülmesine katkı sağlıyor.
Adanalılar binalarının risk durumunu nasıl öğrenebilir?
Barajyolu, Reşatbey, Döşeme ve Yeşilyurt gibi bölgelerde de eski yapıların bulunduğu belirtiliyor. Ancak bir binanın 1980 öncesinde yapılmış olması, tek başına riskli yapı kararı verildiği anlamına gelmiyor. Yapının güvenliği, teknik inceleme ve resmi değerlendirmeyle belirleniyor.
Vatandaşlar öncelikle bağlı bulundukları belediyenin ilgili birimine başvurarak bina hakkında yürütülen bir işlem bulunup bulunmadığını sorabilir. Riskli yapı tespiti talebinde bulunmak isteyen mülk sahipleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının güncel mevzuat ve yetkili kuruluş bilgilerini kontrol edebilir.
Binada gözle görülür çatlaklar, taşıyıcı elemanlarda hasar veya başka güvenlik belirtileri varsa yalnızca görsel incelemeyle karar verilmemeli; uzman değerlendirmesi alınmalı. Acil tehlike şüphesinde binanın güvenliğinden emin olmadan içeride kalınmamalı ve yetkili birimlerden yardım istenmeli.
Adana’da hangi mahallelerin yıkım sürecine gireceğini belirleyen temel unsur, mahalle listelerinden çok bina bazındaki resmi tespitler ve idari kararlardır. Bu nedenle vatandaşların güncel ve doğrulanabilir bilgilere dayanarak hareket etmesi gerekiyor.



