Adana’nın Saimbeyli ilçesine bağlı Obruk mevkisinde bağ bozumuyla birlikte kış hazırlıkları da başladı. Aileden kalma bağlarda toplanan üzümler, geleneksel yöntemlerle pekmeze dönüştürülüyor. Yıkanan üzümler çuvallarda ezilerek şırası çıkarılıyor. Ardından kazanlara alınan üzüm suyu, meşe külüyle hazırlanan işlemden geçirilerek odun ateşinde saatlerce kaynatılıyor.
Meşe külüyle geleneksel üretim
Yörede geçmişten günümüze aktarılan yöntemle hazırlanan pekmez, yoğun emek gerektiriyor. Üzüm miktarına bağlı olarak yaklaşık 12 saat süren üretim sonunda elde edilen pekmez, öncelikle ailelerin kendi tüketimleri için ayrılıyor. İhtiyaç fazlası ise satışa sunuluyor.
Bu yıl 300 kilogram üzüm topladıklarını belirten Huriye Yıldızhan, yaklaşık 50-60 kilogram pekmez elde etmeyi beklediklerini söyledi. Geleneksel yöntemi sürdürdüklerini ifade eden Yıldızhan, “Adana Saimbeyli’de üzüm pekmezi yapıyoruz. Çok meşakkatli bir iştir. Yaklaşık 12 saat sürüyor. Üzümün çokluğuna göre mesai değişiyor. Bu sene bereketliydi, 300 kilo üzümümüz vardı. Bundan tahminen 50-60 kilo pekmez çıkacak. Ata dede usulü hep meşe külü kullanılıyor. Hem aroması güzel oluyor hem de pekmezimizi bu şekilde hazırlıyoruz” dedi.
Pekmezin büyük bölümünü ailece tükettiklerini, ihtiyaç fazlasını sattıklarını belirten Yıldızhan, bu yıl pekmezin kilogram fiyatının yaklaşık 500 lira olduğunu kaydetti.
Pekmez köpüğünü yapraklarla yiyorlar
Pekmez yapımının en keyifli anlarından biri ise kaynama sırasında yüzeyde oluşan köpüğün tüketilmesi. Aile bireyleri ve bölge sakinleri, dut ve asma yapraklarını kaşık gibi kullanarak sıcak pekmez köpüğünü yiyor. Yörede gelenek haline gelen bu uygulama, üretimin zahmetli sürecine keyifli bir mola veriyor.
Ailece imece usulü üretim
Aileden kalma bağlarında her yıl pekmez yaptıklarını belirten Naci Yıldızhan, geleneksel üretimi aile bireylerinin bir araya geldiği bir etkinlik olarak sürdürdüklerini söyledi.
Pekmez yapımının zor ve emek isteyen bir iş olduğunu ancak ailece bir araya gelmenin bu süreci keyifli hale getirdiğini dile getiren Yıldızhan, üzümlerin bir gün önceden toplandığını, yıkandıktan sonra şırasının çıkarıldığını ve meşe külü kullanılarak kaynatma aşamasına geçildiğini anlattı.
Pekmezin geçmişte özellikle kış aylarında önemli bir besin kaynağı olarak tüketildiğini belirten Yıldızhan, dağda çalışanların ve hayvan otlatanların da pekmezden yararlandığını ifade etti.
Bölge sakinlerinden Ahmet Kaytancı da pekmez köpüğü yemenin yöresel kültürün önemli bir parçası olduğunu söyledi. Kaytancı, pekmez yapımının ardından ailelerin bir araya gelerek dut ve asma yapraklarıyla köpük yemesinin yıllardır sürdürülen bir gelenek olduğunu belirtti.





