İnsanların hayattaki başarıları, matematikte olduğu gibi, 2x2=4 diye çok kısa ve kesin bir formül değildir. Şüphesiz ki, hayatta başarılı olabilmek için, bir çok özelliklere sahip olunması gerekir. Nasıl ki işe eleman alırken, işin gerektirdiği özelliklere haiz, liyakati, uygun eleman

alıyoruz, başarının da elde edilebilmesi için, işinizin gerektirdiği bütün özellikleri de sahip olmanız gerekir.

Bunlardan en başta geleni; kişilik ve karakter özellikleridir. Bir diğer özellik ise, 2B, 2D diye tanımladığımız, Bilgi, Birikim, donanım ve deneyimlerinizdir… Bir diğeri, kadro(nicelik-nitelik) ve imkan meselesi ile yasaların verdiği yetkilerdir.

Herhangi bir işi yönetmek için de, bir kenti yönetmek içinde, bu vasıflara, bu özelliklere sahip olmanız gerekir. Bu yetkinliklere sahip değilseniz, ya da bir kısmına sahip, bir kısmına sahip değilseniz, işiniz zora girer…

Hele ki, Adana gibi bir kentte, Büyük Şehir Belediye Başkanı olmak, adeta ateşten gömlek giymek gibidir. Eğer bi hakkın Belediye Başkanı olarak görev yapacaksa, idare-i maslahatla 5. Yılı geçirmeyecek, hakikaten reel hizmetler yapacaksa, gerçekçi olmak lazım. İşte ben bu pencereden bakarak, düşüncelerimi ifade etmek istiyorum…

Çok değil, daha 35-40 yıl önce, Türkiye’nin parmakla gösterilen, imrenilen, örnek alınan bir şehri olan Adana, İstanbul-Ankara-İzmir’den sonra, hep 4. Sırada yer alan bir şehirdi.

Sanayinin başlangıç şehri, Tarımın başkenti diye bilinen bu kadim şehir, Yeşilçam Filmlerinin senaryo ikonu idi. Fabrikatörler, Pamuk ağaları, diğer zenginleri ile, filmlere konu olurdu,

Şimdi hepsi de rahmetli olan; Hulusi Kent menlerin, Ali Şenler’in, Vahi Özler’in, Ali Sururi’lerin, Nubar Ter ziyanların, İhsan Yüceler’in, Turgut Öz Atayların, Reha Yurdakulların

Adana fabrikatörü ya da Adana pamuk ağaları olarak, rol aldığı muhteşem şehirdi Adana…

Şimdilerde, o eski parlak günlerinden eser yok. Pamuk ekim alanları azalmış, büyük ölçekli fabrikalar kapanmış, aldığı vasıfsız göçle, şehrin demografik yapısı ile yaşanabilir kent algısı düşmüş, 4. Sıradan, 6. Sıraya gerilemiş, eski şaşalı günlerini arayan bir kent olmuş… Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, bir de kaçak yapılaşma, çarpık kentleşme, alt yapı, ulaşım, yol vb. gibi birçok sorun da, yıllar içinde katlanarak büyüdü… Bu gün yaşanan trafik keşmekeşi bu yüzden. Keza, çarpık kentleşmenin her türlüsünü görmekte bu yüzden… Her gelen belediye yönetimi, bu birikime yeni yığınlar ekledi. Bu gün için, oldukça önemli sorunlarla karşı karşıya olan bir kentimiz var. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, bir de siyasetin getirdiği yükler var…

Bu kentin kendine has artıları olduğu kadar, çözüm bekleyen bir hayli eksileri de var…

Zeydan Karalar, Seyhan Belediye Başkanı iken gösterdiği başarıyı, burada da gösterecek mi? Ya da gösterebilecek mi? Kişilik, Karakter ve 2B, 2D de sorunu olmayan Karaların, kadro sorunu var. Belediye Meclisinden, kararlarını, yapacakları projeleri, sorunsuz geçirebilme ve borçlanma yetkisi, alabilme sorunu var. Çünkü, mecliste çoğunluk; muhalefette…Kadro sorunu ayrı bir konu. Bu gün belediye de, ihtiyaçtan fazla, şişirilmiş bir kadro var. Bu da gelirlerin büyük bir bölümünün personele gitmesine neden oluyor. İşçi çıkarmak, kadroyu revize etmek, benzine ateş atmaya benziyor. Bir tarafta yasal engeller, diğer tarafta siyasi baskılar, kadro azaltılmasına ve gerçek seviyede kadro tutulmasına mani oluyor. Bir başka handikap; METRO… Metro yapımı için imzalanan sözleşmede, ödemelerin döviz cininden

yapılacağı şartı, işin tuzu biberi oldu. Ömür biter, yol bitmez misali, öde öde bitmiyor. Bu gidişle, daha uzun yıllar da bitmeyecek… Çünkü döviz arttıkça borç ta artıyor. Merkezi yönetim, Antalya’dan, Bursa’ya kadar bir çok ilin, yarım kalan metro yapımlarını üstlenirken, Adana’ya bu imkanı sağlamıyor ne yazık ki. Her miting döneminde, her önemli toplantıda, Bakanından Başbakanına söz verilmesine rağmen, Adana bu kamburdan kurtarılmadı. Şu pandemi döneminde, merkezi hükümetin CHP’li belediyelere karşı uyguladığı yöntemlerde işin bir başka boyutu… Yine en önemli handikaplardan biri; Belediyenin 1.3 milyarlık bütçesine karşı, karşısında dağ gibi duran, bütçenin üç katından fazla borç…

Diğer hususlara değinmek bile istemiyorum. Nasıl olsa, birbirinden değerli yazar arkadaşlarım, detay konuları dile getirecekler…

İşte böyle bir tabloda görev yapmaya çalışan bir Başkan var karşımızda… Azimli, çalışkan, yarınlara umutla bakabilen, heyecanını hep canlı tutan, tüm olumsuzluklara rağmen, moral ve motivasyonunu daima en üst seviyede devam ettiren, Adana’yı daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için gayretli… Adana’ya hizmet için, Adana’nın yaşam standartlarını yükseltmek için, gecesini gündüzüne katarak çalışan bir Başkan…

Yolun açık olsun Zeydan Başkan… Rabbim, yar ve yardımcın olsun…

SON SÖZ: ‘’ DEVEYE SOMUŞLAR; BOYNUN NEDEN EĞRİ? –MÜBAREK NEREM DOĞRU Kİ’’ DEMİŞ…!!!