Dünya misafirhanesinin bilemediğimiz bir süre için konuklarıyız. Ömrümüz ne zaman , nerede ve nasıl bitecek, o meçhul.

Sahip olduğumuz akıl, yüce tanrının bize önemli bir armağanı. Aklımız sayesinde tüm canlılardan üstün hale geldik.

Akıl ve zeka, çok önemli yaşamda. İlk insanlardan bu yana zeka , devamlı gelişiyor. Bu gelişme ne boyutlara varacak , bir gün duracak mı onu da bilmiyoruz.

Bilgilerimiz , aklımız sayesinde çoğaldı. Bilim ve teknoloji de çok gelişti.

Bilgisiz insan kendini de , başkalarını da idare edemez , özgürlüğünü kullanamaz. Böyle bilgisizlerin ya da yarı bilgililerin yönetimde ve politikada yer alıp , söz sahibi olması, onarılması güç felaketlere yol açar. Hele bu kişiler , erdemden yoksunsalar.

Her gün yeni fikirler üretilmekte. Bunları üretenlerin çoğu , şan ve şeref peşinde koşmayan , ikbali reddeden yüce kişilerdir.

Bir amacı , bir gayesi olmalı insanın hayatta. Bence en değerli amaç, erdemden yana zengin , olgun- bilge biri olmaya çalışmak. Böyleleri akıl ve hikmeti kendilerine rehber edinirler. Yüce bir kudrete inanırlar.

Aslında , ilim ve din birbirinin zıttı değil , tamamlayıcısıdır. Bilge kişiler , bu gerçeği bilerek yaşarlar. İyilik ve yardımı ilke edinmişlerdir. Zenginlik , mevki ve iktidarı toplumun yararına, hayırlı işler yapmak için kullanırlar. Taşıdıkları anahtar hayır anahtarıdır. Şerre de çekinmeden kilit vururlar. Bilirler ki , zenginliğin , iktidarın , kudretin ayrıcalığı uzun ömürlü olmaz. Bir gün gelir sonlanır ve yüce tanrı , herkesi eşit hale getirir.