Türkiye İstatistik Kurumu geçtiğimiz günlerde Türkiye'deki işsizliğin % 1,8 azaldığını açıkladı. Önce bunun bir şaka olduğunu düşündüm. Salgın hastalığın zirve yaptığı, başta esnaf olmak üzere tüm işletmelerin faaliyetlerini en aza indirdiği bir dönemde, böyle bir şey olabilir miydi? Duyanları şaşkına çeviren bu açıklamanın detaylarına baktığımızda, söz konusu düşüşün, insanların iş bulma ümidini yitirerek, iş aramaktan vazgeçmesinden kaynaklandığı görülmektedir. Bu durum, tablonun vahametini daha da artırmaktadır. Dilimizde iş ile güç kelimeleri birlikte kullanılmakta, işler güçler nasıl diye sorulmaktadır. İşi olanın gücünün de yerinde olacağı bu soruyla adeta özetlenmiştir.
İşsizlik korkusu ülkemizde hepimizin en büyük kabusudur. Özellikle gençlerde zirve yapar. Üniversite seçme sınavında iyi puan alan bir genç, kolay iş bulurum diye doktor, mühendis veya hukuk eğitimi veren fakülteleri seçer. Gönlündeki, yapmaktan mutlu olacağı meslekler, işsizlik korkusuna kurban edilir. Resim, müzik, heykel,tiyatro gibi güzel sanatların çeşitli kolları en şanssız olanlardır. Aileler de çocukları yönlendirerek, bu yanlışın istemeyerek parçası olurlar. Yetenekli olduğu halde, çok sayıda gencimizin bu alanlardan uzaklaştırıldığına hepimiz şahit olmuşuzdur.
İnsanımız üzerinde işsizliğin etkilerini saymakla bitiremeyiz. Yukarıdaki anlatılan meslek seçimine dönük husus, işin en masum olan kısmıdır. İşsizlik her şeyimizi etkilemektedir. Yaşam biçimimizi, siyasi kararlarımızı, hatta vatana olan aidiyet duygumuzu bile şekillendirmektedir. Çalışacak iş bulamadığı için karanlık odakların eline düşmüş nice gencimizin varlığı inkar edilemez bir gerçektir . Beni en fazla üzen husus ise zeki, bilgili, yetenekli, ülkesini seven gençlerimizin geleceğini yurt dışında aramasıdır. Beyin göçü diye adlandırılan bu durum, bizim gibi ülkelerin en büyük kaybıdır. Aşıyı bulan, NOBEL alan, NASA' da çalışan insanlarımızın varlığı, gurur kaynağı olduğu kadar, üzülecek bir tablodur. Ülkemize, milletimize yararlı olması gereken insanımız, çoğu konuda rakibimiz olan uluslara güç ve kuvvet kaynağı olmaktadır. Benzeri durumların daha da yaygın hale gelmemesi için, işsizliği önleyici planların hazırlanarak hayata geçirilmesi, en acil konuların başında gelmektedir.
Saygılarımla