Ülkeler için büyüme rakamları son derece önemlidir. Ekonominin aş, iş, refah yaratması ancak yüksek oranlı büyüme ile mümkün hale gelir. Özellikle az gelişmiş ülkelerde, hızlı nüfus artışının etkisiyle, büyümenin yavaşladığı dönemlerde ekonomik ve sosyal sorunlar ağırlaşır. İşsizlik, enflasyon, gelir dağılımındaki bozulma hat safhaya çıkar. Düşük oranlı büyüme, gelişmiş ülkelerde az gelişmiş ülkelere göre daha az yıkıcı olmasına rağmen, istenilen bir durum değildir. Durgunluğa giden yolun başlangıcı sayılması, büyüme üzerindeki hassasiyeti artırmaktadır. Bu yüzden liberal ekonomilerde hükümetlerin en önemli başarı kriteri sürdürülebilir büyümeyi sağlamaktır. Bu sonuca bağlı olarak ekonomisi yeterince büyümeyen ülkelerde, siyasi iktidarların sıklıkla değiştiği gözlenmektedir.

Bu genel değerlendirmenin ardından, Türkiye İstatistik Kurumu tarafında 31.05.2021 tarihinde açıklanan büyüme rakamının çarpıcı kısımlarının irdelenmesi yararlı olacaktır. Ekonomimizin değinilen dönemde % 7 gibi yüksek oranlı büyüme gerçekleştirdiği ilan edilmiştir. Büyüme rakamının çok sayıda alt detayı, sektörlere göre büyüme rakamları, ayrıntılı olarak verilmektedir. Söz konusu büyümenin % 4,5’nin hane halkının tüketim, % 0,2’sinin kamu, % 2,7’sinin yatırım harcamalarından, % 1,1’ünün ise dış ticaret farkından ileri gelmesi, % 1,5 oranındaki stok azalmasının ise % 8 olma ihtimali olan büyümeyi % 7’ye çekmesi dikkat çekicidir.

Ülkemiz ekonomisinin iç tüketime dayalı büyümesi 2021 yılında da devam etmiştir. Nüfusu hızlı artan, genç nüfusu toplam nüfus içerisinde baskın olan ülkelerde, bu şekilde büyümenin bir noktaya kadar göz ardı edilebilir yanı vardır. Enflasyonist baskı yaratmaması durumunda sağlıklı bile sayılabilir. Ne var ki ülkemiz büyümesinin yarısından fazlası iç tüketimden kaynaklanmaktadır. Bu oran kabul edilebilir değildir. Kaldı ki bu durumun fiyat istikrarını bozduğu ortadadır. Artan enflasyonun sonuçlarını halkımız bu günlerde hayat pahalılığı, yüksek faiz, işsizlik olarak ödemektedir.

İstenilen sürdürülebilir büyüme ancak yatırım, üretim ve ihracat yoluyla elde edilebilir. Bu açıdan bakıldığında tablo iç açıcı değildir. Salgının neden olduğu zararların kısa sürede telafi edilebilmesi için zaman yitirilmeden yatırım, üretim ve ihracat seferberliği ilan edilmelidir. Bu şekilde sağlanacak büyüme ülkemize aş, iş ve refah getirecektir. Siyasi iktidardan beklentimiz budur.

Saygılarımla,