Türkiye İstatistik Kurumu’nun son verilerine göre ülkemizdeki genç işsiz oranının % 25.1 olduğu anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle her dört gençten birisinin işi bulunmamaktadır. Genel olarak işsizlik kötüdür, özellikle gençlerde daha kötüdür. Her türlü sosyal, kültürel ve ekonomik faaliyetlerin paraya gereksinim hissettirdiği günümüzde, gençlerin işsiz olması ciddi sosyal sorunların kaynağını oluşturmaktadır. Enerji dolu gençlerin hiç bir şey yapmadan ailelerinin yanında durması beklenemez. Çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklere katılmak genç insanların en büyük gereksinimlerinden birisidir. Ailelerinden alacakları maddi destek ile değinilen ihtiyaçlarını uzun süre karşılamaları mümkün değildir. Zira, küçük bir kısmı istisna tutulursa, geneli dar gelirli ailelerin çocuklarıdır.

Sosyal ve kültürel ihtiyaçların tatmininden daha önemlisi gençlerin evlenerek ev ve arabaya sahip olması suretiyle toplumsal hayata katılmalarıdır. Geleneksel toplum yapısının hala korunduğu ülkemizde, Sözü edilenlerin olmadan gençlerin topluma entegre olması zor görünmektedir. Son yıllarda bu görüşün değişmeye başladığı başka bir gerçek de olsa, büyük bir çoğunluğun işi olmayan gençleri hoş karşıladığı söylenemez. Kısaca, gerek sosyal, kültürel,ekonomik ihtiyaçların karşılanması ve gerekse toplumun bakış açısı gençlerin mesleğinin ve işinin olmasını zorunlu kılmaktadır.

Bunun için devlet ne yapmalıdır? Bu sorunun cevabı kolay, gerçekleştirilmesi uzun süreli planlama ve çalışmayı gerektirmektedir. Öncelikle gençler Türkiye ve dünya ile uyumlu genel eğitimden geçmeli, mutlak suretle ingilizcenin yanında birden fazla yabancı dil bilmeli, ihtiyaç hissedilen alanlarda çalışabilecek mesleğe kavuşturulmalıdır. Kafa yapısı, mesleki bilgi ve kabiliyetleri onların Türkiye ve dünyada “aranan insan” olmalarını sağlamalıdır. Devletin değinilenleri gerçekleştirmek için uzun süreli, tutarlı bir eğitim politikasına sahip olması, gerekli düzenlemeleri yapması ve ciddi miktarda kaynak ayırması gerekmektedir.

Ülkedeki yatırım ortamının iyileştirilerek yerli ve yabancı yatırımcıların yatırımlarıyla ülke ekonomisinin büyütülmesi, gençlerin çalışabilecekleri iş yerlerinin çoğalması sorunun çözümünde en önemli faktördür. İstihdam yaratan büyümeye sahip olmayan hiç bir ülke genelde işsizlik, özelde genç işsizlik sorununu çözemez. İşsizliği makul düzeye indiren tüm ülkeler, istihdam yaratan bir ekonomiyi kurmayı başarmışlardır. Problemin çözümü ülke içerisine olmakla birlikte, dış ilişkilerinde diğer ülkelerle sıkıntı yaşamayan ülkelerin gençleri, dil bilmeleri, gerekli mesleki donanıma sahip olmaları halinde yurt dışında çalışma şansını yakalayabilmektedir. Bu nedenle dış ilişkilerin iyi olması genç işsizliğin çözümünde önemlidir.

Saygılarımla,