Ayrıca hepimizin adına, sağlıklı yaşamı kamu adına düzenleme yetkisine sahip olan devletin de, geleceğin sağlıklı bireyleri için, bu konuda bazı önlemler alabilir. Bütün dünyada üç aşağı, beş yukarı aklıselim her kes cep telefonu kullanımın öğrenciler ve gençler tarafından amacı dışında kullanıldığını ve öğrencilerin okumasını ve çalışmasını sınırladığını bilir ve kendince önlem almaya çalışır.

Yukarıda öğrencilerimizde gördüğümüz derse devamsızlık, derslerde uyuklama ve derse etkin katılmama durumuna benzer şekilde Fransa'da “Öğrencilerin Üniversiteye Kadar Okula Cep Telefonu Getirmesi Yasaklandı” haberi, 30 Mayıs 2018 tarihinde basına düştü. Haber Türk’te yer alan habere göre, Fransız Parlamentosu ilk, orta ve liselerde cep telefonu kullanımının yasaklanmasını içeren yeni bir düzenlemeyi kabul etti. Bağımlılığı azaltmak, derse odaklanmak ve öğrencilerin birbirleriyle temasını artırmayı hedefleyen uygulama ülke genelindeki tüm okullarda gelecek yıldan itibaren başlayacak.

Ülkemizde konu tartışılmadı, ancak batı toplumlarında bir sorun var ise konu uzmanlar tarafından tartışılır ve kamuoyu ile paylaşılır. Sanırım kamuoyu bu konuda taraf, ancak çocukları ile iletişim kurma konusunda yaşayacağı sorun nedeniyle de kaygılı.

Ancak bazı aileler uygulamaya destek verirken bazıları ise çocuklarıyla acil durumlarda bağlantılarının kopacağını, yasak nedeniyle öğrencilerin okula karşı ilgilerinin de azalabileceğini belirtiyor. Gerçi ülkemiz dahi birçok eğitim kurumunda okul binasına cep telefonuyla girişe izin verilmiyor veya telefonlar kapıda emanete alınarak ders çıkışı verilmektedir. Türkiye’de genelde yaş sınırı olmaksızın Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yönetmeliğine göre okullara cep telefonu getirmek suç değil ancak derste kullanmak yasak. 26.04.2018 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı 2018/10 sayılı yazı ile Okullarda Güvenlik Önlemlerinin Alınması Genelgesi yayınladı. Bu arada Konya Kulu Kaymakamı, 31 Ocak 2019'ta tüm okullara iletilmek üzere İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gönderdiği yazıyla öğrencilerin okullarda cep telefonu kullanımının yasaklandığını ve cep telefonu kullanımı olduğu takdirde 'Kabahatler Kanunu'na göre, öğrenci velisine idari para cezası uygulanacağını belirtti. Ancak bu kuralın çoğu zaman çocuklar tarafından delindiği görülüyor. Sorun kuralları delmek değil, kişinin derse ilgisi ve sağlığı ile ilgili olmasıdır. Bu bilinçle kendi kendini kontrol edebilmesi sorunudur. Uzmanlarında uzun zamandır konu edindiği üzere sorun, 'Telefonla uğraşan öğrenci derslerine odaklanamıyor' sorunudur. Psikologlar ve psikiyatristler “Aileler, öğretmenler çocuklarını telefonlarını derste kapalı tutmaları konusunda bilgilendirmeli” diyor. Ancak bunun bu aşamada yetersiz kalığı da bir gerçek. Burada bir bilinçlenme sorunun olduğu açık. Ancak çocuklar/gençler o bilinç/bilinçlenme sorunu nasıl ulaşacaklardır. İlk ve ortaokulda belirli bir kısıtlamanın getirilmesi doğru, ancak ileri yaşlardaki öğrenciler için temelden bir bilinçlendirmenin değişik boyutları ile yapılması gerekir. Atalarımızın her konuda, yaşayarak deneyimledikleri ve sonunda ‘ata Sözleri’ ile formüle ettiği, her durum için söylemler var. ‘’ Ağaç yaşken eğilir, Yılanın başı küçükken ezilir’’ diye…

Esasında bu soruna büyükler açısından da bakmak lazım. Şu ana kadar hep çocukların ve gençlerin durumundan bahsettik. Hemen akla şu soru gelebilir; 25-45 yaş aralığı ile 45-65 yaş aralığında durum nedir?

Bizim ülkemizde henüz bu hususlarla ilgili istatistik bilgileri mevcut değil. Gelişmiş ülkelerde dahi araştırmaları yeni yeni yapıldığı göz önüne alınırsa, bu durumu doğal karşılamak lazım. Ancak, şahsi ve çevre ilişkilerimizle, network ağımızdaki gözlemlerle bir fikir sahibi oluyoruz.

En düşük kullanma oranı şüphesiz ki; 45-65 yaş aralığında gözleniyor. Bu segmente baktığımızda, bilhassa 55 yaş üzeri internet kullanımı % 20 ler seviyesinde iken akıllı telefon kullananların da ancak % 10-12 aralığında olduğu gözlemleniyor. Bunların sosyal medya mecrasında yer alanları ise % 5’i geçmiyor. Bu segment te telefon, bir iletişim aracı olarak kullanılıyor…25-45 aralığı ise gerek internetin, gerekse akıllı telefonların en çok kullanıldığı segment olduğu anlaşılıyor. Buradaki oran %60’lara kadar çıkıyor. Şurası bir gerçek ki, 13-25 aralığının sahip olduğu kullanım yoğunluğu oldukça fazla.% 70’lerde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Burada bir başka gerçeğe de parmak basmakta yarar var. Bilhassa Emniyet teşkilatımız ve jandarma teşkilatımız da yol görevlilerinin, cep telefonları ile çok meşgul oldukları, gelen şikayetlerden anlaşılmaktadır. Demem o ki, sadece gençler değil, büyüklerde bundan payını almaktadır. Burada hem fikir olduğumuz temel bir husus var; akıllı telefonlar tıpkı ateş gibi,

İyi ve doğru yolda kullanılırsa size faydalı olur, aksi durumda ise sizi yakar, size zarar verir.

SON SÖZ.’’ NE SENİNLE, NE SENSİZ OLMUYOR’’