Yerel seçimler yaklaşırken aday olmak isteyenlere önemli bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Plan ile stratejiyi karıştırmamalarını tavsiye etmek isterim. Plan genelde günlük ya da haftalık yapılır.
Yerel seçimler yaklaşırken aday olmak isteyenlere önemli bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Plan ile stratejiyi karıştırmamalarını tavsiye etmek isterim. Plan genelde günlük ya da haftalık yapılır.
Strateji ise yılları kapsayan geniş bir yelpazedir. Siyasette planla hareket eden geçici başarıları hak eder, ancak çok çabuk da kaybeder. Eğer bir yerlere aday olmak isteyenler varsa, stratejilerini belirleyerek yola çıksınlar. Aday gösterilemediğinde partilerine hemen küsmesinler. Size bununla ilgili bir örnekler vermek istiyorum;
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 2013 yılında belediye seçimlerinde ön seçim kararı aldı. O ön seçimlerde partinin önde gelenleri aday oldular. Ancak adaylar arasında iki isim çok konuşuluyordu. Mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Seyhan Belediye Başkanlığı yapmış Yalçın Akyol.. Ön seçimi Zeydan Karalar kazandı ve CHP’nin Seyhan Belediye Başkanı oldu. Yalçın Akyol ise kafasında oluşturduğu yanlış bir plan ile doğasına ters bir partiden yani MHP’den birinci sıra aday oldu. (MHP’den meclis üyesi adaylığını açıkladıktan sonra, rahmetli Ercan Çetin gözyaşlarını tutamadı.) Şimdi baktığımızda “ne İsa’ya, ne Musa’ya” mantığı ile hiçbir tarafa yaranamadı. Stratejisini doğru belirleyen Zeydan Karalar hem Seyhan Belediye Başkanlığını kazandı, hem de Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığının koltuğuna oturdu.
Yine sizlere yerelden bir örnek vermek istiyorum; Seyfettin Yılmaz bir zamanlar Orman Bölge Müdürlüğü yaptı ve hemen ardından siyasete atıldı, MHP’den Milletvekili oldu. O da yanlış bir plan yaparak İYİ Parti’yle flört etti ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gözünden düştü. Eğer o da plan yerine strateji yapsaydı, şu an gönlünden geçen aslan olan MHP Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olabilirdi. Genel siyasete bakacak olursak, en önemli örneği Muharrem İnce’den verebiliriz. İnce de, spontane çıkışları olan ve planlarla hareket eden bir isimdi. Hatipliği sayesinde CHP’den Cumhurbaşkanı Adayı bile gösterildi. Ne yazık ki akıl daneleri sayesinde o da yanlış planlar yaptı. Stratejiyle hareket etmedi.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen ardından “adam kazandı” gafı ile partisinden çok büyük tepki aldı, seçmenlerini hüsrana uğrattı. Seçim yenilgisine günah keçileri aradı, partisini suçladı ve yanlış bir plan yaparak yeni bir parti kurdu ve son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hak etmediği şekilde yıpratıldı.
Demem o ki, yanlış planlarının kurbanı oldu. Kıssadan hisse Yalçın Akyol geçici planlar üstüne hareket etmeyip, strateji ile hareket etseydi şu anda CHP belediyelerin koltuğunda oturuyor olurdu. Aynı şekilde Seyfettin Yılmaz ise doğru strateji ile hareket etseydi, MHP genel merkeziyle sıkıntıya düşmez, belki de yapılacak seçimlerde büyükşehirde aday gösterilebilirdi.
Gelelim büyük balık Muharrem İnce’ye. Sabrına hâkim olup, planlarla hareket etmeseydi ve doğru bir strateji ortaya koysaydı, yıpranmış olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısında Özgür Özel değil, Muharrem İnce konuşuluyordu.
Anlatmak istediğim özetle şu;
Bu yerel seçimlerde de planlarla hareket edenler hata yapmaya mahkûmdur. Ama sabırla stratejisini hayata geçirmek isteyenler ise, mutlaka ama mutlaka hedeflerine ulaşır. Bizim patronun güzel bir lafı vardır; “Siyaset uzun soluklu bir maratondur” der. Eğer siyaseti kısa soluklu düşünüyorsanız, boş yere nefes tüketmeyin. Çoluğunuzun çocuğunuzun rızkını burada harcamayın. Bu yüzden strateji çok önemlidir.