Yumurtalık Konteyner Limanı  Adana’nın Kaderini Değiştirecek
Yumurtalık Konteyner Limanı Adana’nın Kaderini Değiştirecek
İçeriği Görüntüle

İşverenlerin eşlerini, çocuklarını ya da yakın akrabalarını kendi iş yerlerinde sigortalı göstermesi toplumda oldukça yaygın bir uygulama. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) mevzuatına göre, aile bağı ve yıllarca ödenmiş primler, emeklilik için her zaman yeterli ve geçerli sayılmıyor. Özellikle emeklilik başvurusu sırasında yapılan geçmişe dönük incelemeler, bekleyenleri büyük bir hayal kırıklığına uğratabiliyor.

Dünya gazetesindeki köşesinde "Eşimi kendi işyerimde sigortalı gösterebilir miyim?" sorusuna açıklık getiren SGK Uzmanı Özgür Erdursun, uygulamanın hukuki ve mali boyutlarına dikkat çekti.

"Ücretsiz" Çalışmaya Sigorta Yok

Erdursun, bir eşin sigortalı sayılabilmesi için o iş yerinde gerçekten çalışıyor olması, emeğinin karşılığında düzenli bir ücret alması ve bu ödemelerin usulüne uygun şekilde resmi işyeri kayıtlarına geçirilmesi gerektiğini vurguladı. 5510 sayılı Kanun'a göre "ücretsiz" çalışan eşin sigortalı sayılamayacağını belirten Erdursun, "Sorun, gerçekte çalışma ve ücret ilişkisi olmadığı halde eşin yalnızca sigortalılık günü kazanması veya emeklilik şartlarını tamamlaması amacıyla SGK’ya bildirilmesi halinde ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı.

Çocuklar İçin Özel Durumlar Geçerli

Kanunda, işverenin iş yerinde çalışan çocukları, annesi, babası ve kardeşleri için eşte olduğu gibi özel bir "ücretsiz çalışan" istisnası öngörülmüyor. Bu kişilerin hizmet akdine dayanarak çalışmaları halinde kural olarak sigortalı olmaları gerekiyor. Ancak Erdursun, özellikle reşit olmayan çocukların anne veya babalarına ait iş yerlerindeki çalışmalarında medeni hukuk hükümlerinin dikkate alınması ve hizmet akdinin hukuken geçerliliğinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği konusunda uyarıyor.

SGK Kapsamı Dışında Kalan Özel Durumlar

Özgür Erdursun, SGK uygulamasının bazı çalışma biçimlerini zorunlu sigortalılığın dışında tuttuğunu belirterek şu istisnai durumları sıraladı:

  • Aynı Konuttaki Akrabalar: Dışarıdan başka bir çalışanın katılmadığı ve 3. dereceye kadar akrabaların konut içinde yaptıkları işlerde çalışanlar sigortalı sayılmıyor.

  • Ev Hizmetlerinde Çalışanlar: Temizlik, yemek, ütü gibi işlerde çalışanların sigortalılık durumu, çalışma süresine ve yasadaki özel düzenlemelere göre değişiklik gösteriyor.

  • Askerlik Yapanlar: Fiili askerlik hizmeti devam ederken yapılan çalışmalar sigorta açısından geçerli kabul edilmiyor.

  • Öğrenciler: Meslek veya sanat okullarında, normal bir iş ilişkisiyle değil, uygulamalı eğitimin (staj) bir parçası olarak çalışan öğrenciler istisna kapsamında yer alıyor.

  • İşe Alıştırılan Hasta ve Maluller: Sağlık ve rehabilitasyon kuruluşlarında tedavi amacıyla üretime katılıp ücret alsalar dahi bu kişiler her zaman sigortalı sayılmayabiliyor.

  • Süreksiz Tarım/Orman İşçileri: Tarım ve orman işlerinde süreksiz olarak çalışan kişiler özel yasal düzenlemelere tabi tutuluyor.

"Prim Ödemek Tek Başına Emeklilik Hakkı Yaratmaz"

Sosyal güvenlik hukukunda yalnızca bildirim yapılıp yapılmadığına veya prim ödenip ödenmediğine bakılmadığının altını çizen Erdursun, bildirilen çalışmanın gerçek olup olmadığının esas alındığını belirtti. Emekliliğe yaklaşan kişilerin; aile şirketlerinden yapılan bildirimleri, eşe ait iş yerindeki çalışmaları ve askerlik dönemine rastlayan hizmetleri mutlaka önceden kontrol etmesi gerektiğini vurgulayan Erdursun, "Yıllarca prim ödenmiş olması, kanunun sigortalı saymadığı bir dönemi kendiliğinden geçerli hale getirmiyor. Eşinizin fiilen çalıştığını ve ücret aldığını kanıtlayamazsanız, sorun bugün değil, yıllar sonra emeklilik kapısında karşınıza çıkabilir" diyerek vatandaşları uyardı.

Kaynak: HABER MERKEZİ