New York’taki BM Genel Kurulu’nda dünya liderlerine hitap eden Erdoğan, konuşmasının önemli bölümünü Filistin meselesine ayırdı. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın üst üste iki yıldır Genel Kurul salonunda bulunamadığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin Filistin’in sesini uluslararası platformlarda duyurmaya devam edeceğini söyledi.
Erdoğan ayrıca Filistin Devleti’ni henüz tanımayan ülkelere kararlarını yeniden değerlendirmeleri çağrısında bulundu.
Gazze için uluslararası topluma çağrı
Gazze’de yaşanan can kayıplarına dikkat çeken Erdoğan, son üç yılda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 74 bin kişinin hayatını kaybettiğini ifade etti.
Bölgedeki insani durumun ağırlaştığını belirten Erdoğan, hastanelerin de yakıt sıkıntısı nedeniyle hizmet vermekte zorlandığını söyledi. Gazze’deki tabloyu uluslararası toplumun görmezden gelmemesi gerektiğini savunan Erdoğan, İsrail hükümetinin Gazze’deki politikalarını ve Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini eleştirdi.
Erdoğan, Gazze’de ateşkes sonrasında da can kayıplarının devam ettiğini belirterek, bölgenin yeniden inşasının gecikmeden başlaması gerektiğini dile getirdi.
BM sisteminde reform çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de Birleşmiş Milletler sisteminin yapısı oldu.
“Dünya 5’ten büyüktür” ifadesini yineleyen Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin reforme edilmesi gerektiğini söyledi. Uluslararası hukukun ülkeler arasında farklı uygulanmasının adalet duygusunu zedelediğini belirten Erdoğan, daha kapsayıcı bir uluslararası sistem oluşturulması gerektiğini savundu.
Erdoğan’a göre küresel sorunların çözümünde yalnızca mevcut uluslararası mekanizmalar değil, bölgesel iş birlikleri ve diplomatik girişimler de daha etkin kullanılmalı.
Suriye’den Ukrayna’ya bölgesel gündem
Konuşmasında Ortadoğu’daki gelişmelere de geniş yer veren Erdoğan, Suriye’de yeni bir döneme girildiğini belirtti. Türkiye’nin Suriye halkına desteğini sürdüreceğini ifade eden Erdoğan, Irak’la ulaştırma ve enerji alanlarında yürütülen ortak çalışmalara da değindi.
Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, çözümün Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması temelinde gerçekleşmesi gerektiğini söyledi.
Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu belirten Erdoğan, bölgedeki seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması gerektiğini ifade etti.
Kıbrıs ve Doğu Akdeniz mesajı
Ege ve Doğu Akdeniz’deki sorunların uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri temelinde çözülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının statüsüne ilişkin Türkiye’nin yaklaşımını da yineledi.
Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda tanınması ve siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi yönünde çağrıda bulundu.
Güney Kafkasya’daki gelişmelere de değinen Erdoğan, Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın sağlanmasını temenni ettiklerini söyledi. Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin de sürdüğünü belirtti.
Afrika ve küresel iş birliği vurgusu
Erdoğan, Sudan, Somali ve Libya’daki gelişmelerin yanı sıra Türkiye’nin Asya-Pasifik, Latin Amerika ve Karayipler ülkeleriyle ilişkilerine de değindi.
Küresel ölçekte gelir adaletsizliğinin derinleştiğini belirten Erdoğan, ortak kalkınma ve dayanışmanın önemine dikkat çekti. Teknolojik gelişmelerin ülkeler arasında yeni eşitsizlikler oluşturmaması gerektiğini söyleyen Erdoğan, dijital alandaki güç farklılıklarının da uluslararası sistem açısından yeni sorunlara yol açabileceğini ifade etti.
COP31 Antalya’da gerçekleştirilecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde iklim değişikliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin kasım ayında Antalya’da COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını hatırlatan Erdoğan, zirvede iklim adaletinin öne çıkarılacağını söyledi. İklim finansmanı, teknoloji transferi ve ülkelerin verdiği taahhütlerin hayata geçirilmesi konularının zirvenin önemli gündem maddeleri arasında yer alacağını belirtti.
Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Gazze ve Filistin meselesi başta olmak üzere küresel güvenlik, uluslararası hukuk, bölgesel çatışmalar, BM reformu ve iklim değişikliği gibi başlıklar öne çıktı.




