"Milletvekili transferlerini hiçbir zaman etik bulmam, bulamam. Bu işler doğru işler değil. Bunu yapanlar, bu anlayışta olanlar, doğru bir duruş sergilemez, sergileyemez."
Bu sözler bana ait değil.
Bu sözleri söyleyen kişi, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel.
Dün farklı, bugün "farklıoğlu farklı" bir anlayışla karşı karşıyayız.
Altını çok kalın hatlarla çizmek isterim ki;
"Siyasi arena'nın önce rezil, sonra da rüsva olmasının yegane sebebi, adam gibi duruş, adam gibi bakış, adam gibi davranıştan yoksun olmamızdır."
-LAM'ı yok.
-CİM'i hiç yok.
-Bu böyle.
........
Hayatım boyunca siyaseti sevmedim. Siyasete ısınamadım, siyasetçiye güvenmedim.
Rüzgar nereden eserse, yağmur nereye yağarsa, tarlalarını oralara taşımakta çok mahir olurlar. Bunu yapan, bu yolu benimseyen sanki kendileri değil de, kendirci Halil emmim miş gibi bir tavır sergilerler.
.......
Atatürk'ün kurduğu partinin kaptanlık koltuğunda oturan bay Özgür Özel, "zigzaklı tavırlarıyla" bana hiç güven vermiyor.
Kişi, NET olacak,
NET bakacak, NET görecek, NET davranacak arkadaş.
Kişi, bugün "kara" dediğine, yarın "ak" demeyecek, savrulmayacak arkadaş.
Ve.. Kişi, sözünün eri olacak arkadaş.
-Olmadı mı?
-Olamadı mı?
-Olamayacak mı?
O zaman birisi çıkar, bu savrukluk içinde davranan o kişiye şunları hatırlatma hakkı hisseder.
Der ki;
Eyyyy Özgür Özel.. Hani milletvekili taransferleri etik değildi? Bunu yapanlar hani yanlış yapıyordu? Bu yol hani doğru yol sayılmazdı?
Ne oldu, ne değişti de, vekil transferleri yaparak, onlara, onlarca insanın önünde rozet takarak, onları allayarak, pullayarak, söylemiş olduğun sözleri kendin TEKZİP ediyorsun? Kişi, ya olduğu gibi görünecek, ya da göründüğü gibi olacak."
........
Bunu kimse söylemedi mi, söyleyemeyecek mi?
Ebu ceddi sosyal demokrat birisi olarak, bu görevi de ben yapayım, Türkiye'nin değil, Kainat'ın duyacağı biçimde haykırayım;
"Sen hangi Özgür,
hangi Özel'sin?"