Adana, Türkiye’de en sıcak illerin başında geliyor. Öyle ki; haber bültenlerinde, sosyal medyada, komedi programlarında Adana’nın aşırı sıcaklığı, trajikomik malzeme olarak kullanılıyor. Hakikaten Adana o kadar sıcak ki, kavurucu sıcaklar insanı canından bezdiriyor.

Vatandaş, aşırı sıcakları test etmek için ilginç deneyler de yapıyor. İşi gücü olmayanlar, sıcaklıkla ilgili ilginç görüntüler ve fotoğraflar paylaşıyor. Asfaltta, çatılarda yumurta pişirenden tutun, eti şişe takıp mangalsız kömürsüz kebap yapanlar dahi var. Acınası halimizi ‘Ti’ ye alıp, kendimizce sorunu eğlenceye dönüştürüyor, hiç üşenmeden yayınlamayı ihmal etmiyoruz.

Hal böyle olunca, imkânı olan vatandaş yaylalara, denizlere kaçıyor. Ardından klasikleşmiş; “Adana Hayalet Şehre Döndü. Terk Edilmiş Kasaba Adana.” gibi klişe haberler basına malzeme oluyor. Hava durumunu takip edenler, Adana’nın 40 derecelik sıcaklığının, havadaki nem miktarıyla birlikte 50-55 derecelere kadar çıktığını söylüyor.

Haksız da değiller..

Hissedilen sıcaklık ile bültenlerde yayımlananlar arasında ciddi farklar oluyor.

***

Sıcaklardan bu kadar bahsetmişken, Adanalı serinlemek için en çok neye ihtiyaç duyuyor?

Klima, vantilatör, buzdolabı, buz, soğuk su…

Bunları devreye sokmak için neye ihtiyaç var?

Tabii ki elektriğe…

Peki, Adana’nın elektrikle ilgili sorunu var mı?

Elbette yok…

Çünkü elektrik yok!

Adanalı ağzıyla;

‘Heç mi yok? Heç yok!’

Elektrik dağıtım şirketinin üst düzey yöneticileri ve çalışanlar, ‘müşterilerinin’ rahatlığı için ellerinden geleni yapıyorlar!

Bizleri hiç yormuyor, uğraştırmıyor, üzmüyorlar…

Elektrik var mı yok mu?

Kesilen elektrik ne zaman gelir?

Planlı kesinti var mı?

Trafolarda arıza var mı?

Gibi soru ve sorunlarla tatlı canımızı hiç sıkmıyorlar.

Her ay tonlarca para ödediğimiz elektrik faturalarını bağış olarak kabul ediyor, karşılığında elektriğimizi kesiyorlar. 

Ne kadar düşünceliler, öyle değil mi?

Ne diyeyim; İyi ki varsınız!

Sağ olun, var olun!