Beni herkes CHP'li bilir..
Öyle bakar, öyle görür, öyle değerlendirir..
-Doğru mu?
-Değil.
-Ben Yusuf gibi anlayan, Hüseyin gibi algılayan, Deniz gibi düşünen Sosyal Demakrat biriyim..
Yani SOL'un "en SOL'unda" duran... Hak yiyenlerle, çalanlarla, çırpanlarla, hayasızlarla, onursuzlarla, omurgasızlarla uğraşmayı, onları deşifre etmeyi kendine "ilke edinen" biriyim.
Bazıları beni ve benim gibi düşünenleri "komünist" diye adlandırır..
Hiç önemli değil.. Önemli olan, durduğunuz yeri bilmek, vicdanen rahat olmak, yaptığınızı hissetmek, "Adam gibi" davranmaktır."
......
"Muhalif partilerde, özellikle de CHP'de yaşanan olumsuzlukları neden ES geçersin?" sorusu sorulur bana..
Bu memlekette, bu soruyla en son, ama en son muhatap edilecek kişi benim ben..
Gördüğünü yazan, yazdıktan sonra da ardına bakmayan biri olarak, bu soruyu soranlara cevabım şudur;
-Haksız gördüğüm konularda ağayı da, paşayı da dinlemem.. Bu noktada dinlediğim tek ses; "Vicdanımdan yükselen SES'tir."
"AKP - MHP ve ortaklarının, yani Cumhur İttifakı'nın atmış olduğu güzel adımları neden görmezden gelirsin?" sorusuna gelince...
-Ona da cevap vereyim;
-Hapishanelerde "haksız yere yatan" yüzlerce gazeteciyi mi yazayım?
-Emeklilerin süründürüldüğünü mü yazayım?
-Kadın cinayetlerinde "kainat lideri" olduğumuzu mu yazayım?
-Silahsızlaşmayı, "silahlanın" diye algılayanları mı yazayım?
-Kredi borcunu ödeyemediği için evine, traktörüne haciz gönderilen çiftçilerimizi mi yazayım?
-Hergün ZAM gelen benzini, mazotu, otogazı mı yazayım?
-Altın oyunlarındaki ONS şerefsizliklerini mi yazayım?
-Cumhuriyet tarihinde yaşanmayan, yaşanması da mümkün olmayan meseleleri... İcra dairelerinde 222 kata sığdırılamayacak boyutlara varan iflas dosyalarını mı yazayım?
-Yarınlarının değil, yarınının ne olacağı kaygısı taşıyıp, yurt dışına gitme planları kurdurulan gençleri mi yazayım?
-Vicdanların asla ve katta kabul etmediği kayyum atamalarını mı yazayım?
-Diplomaların "yok sayılarak" insanların diplomasızlaştırıldığını mı yazayım?
-Ve... 55 bin kişinin katili cani APO'yu adam yerine koyup, onunla "amacı belli olan" pazarlıklar yapılmasını mı yazayım?
-Ben yazacak birşey bulamıyorum..
Sizler buluyorsanız, söyleyin.. İnandırıcılığı varsa, onları yazayım...
"Sizler de kurtulmuş olursunuz, ben de."