Ormanlar dünyanın her yerinde “milli servet” olarak kabul edilir. Vatandaşlara evde, okulda, toplumda kısaca hayatın her alanında bu milli serveti koruma bilinci ve eğitimi verilir. Toplumun örgütlü hali olan devletin en önemli görevlerinden birisi de değinilen milli servet olan ormanları korumak, geliştirmek, ekonomik değer haline getirmektir. Gelişmiş hiç bir ülkede bunun aksi düşünülemez, söz konusu görevin yerine getirilememesi kabul edilemez. Bu siyaset üstü bir kavramdır. Ne var ki az gelişmiş ülkelerde ormanların ne kadar hayati olduğu, kaybedilmesi halinde ne gibi sıkıntıların yaşanacağı bilinci gelişmemiştir. Vatandaşlar ormanları kendilerine ait hissetmezler. Hayvanlarını otlatmak, tarım arazisi oluşturmak, konut yapımı için arsaya dönüştürmek veya son günlerde ideolojik nefretin tatmini amacıyla keserek veya yakarak ormanlara zarar verirler.

Kesmek veya yakmak suretiyle zarar verilen ormanlarda milyarlarca karıncanın, binlerce kuşun, yüzlerce yaban hayvanının vahice öldürüldü görülmektedir. Olayın insani yönü yürek sızlatmaktadır. Bunu yapanların en büyük kötülüğü aslında kendilerine verdiklerinin farkına varmamaları çok acıdır. Kendileri dahil tüm canlıların yaşayabilmek için muhtaç olduğu hava ve suyun temel kaynağının ormanlar olduğunu bilmemeleri ne ile izah edilebilir? Ormanlara küçük menfaatleri için zarar verirken oksijen ve su kaynaklarını azalttıklarını, dolayısı ile direkt veya dolaylı olarak yaşama şansımızı zora soktukları bilincinin verilememesi oldukça düşündürücüdür. İşin kötü tarafı ,böyle olumsuz durum nedeniyle yaşadığımız hastalık veya ölümlerle ödediğimiz sosyal maliyetin hesabı yapılamamaktadır.

Küresel ısınma ile birlikte her geçen gün ormanlık alanların daralması sonucu yağışların azaldığı, kuraklığın ciddi bir tehlike haline geldiği uzmanlarca ifade edilmektedir. Bu duruma bağlı olarak tarım ve hayvancılığın üretim kaybına uğrayacağı veya bazı ürünleri üretemez duruma düşeceği gerçeği karşımızda durmaktadır. Ülkelerin değinilen sektörlerde yüz milyarlarca dolara varan zarara uğrayacağı öngörülmektedir. Özellikle az gelişmiş ülkelerde gıda probleminin baş gösterebileceği bunun da ciddi sorunlara yol açacağı görülecektir.

Solunabilir hava ve içilebilir su sağlayarak insanlara parasal hesabı yapılamayacak kadar faydalı olan ormanlar, aynı zamanda başta kağıt, ambalaj ve diğer ağaç ürünleriyle ciddi bir gelir kaynağıdır. Rusya, Brezilya, Kanada, A.B.D ve Çin gibi ülkelerin çeşitli orman ürünlerinden milyarlarca dolar gelir elde ettiği bilinmektedir. Türkiye’nin 2018 yılı orman ürünleri ithalatı bir milyar yüz yetmiş üç bin dolardır. Rakamlardan anlaşılacağı üzere ormanlardan ciddi bir gelir elde etme imkanı vardır. Bu nedenle hayvan otlatmak, tarla veya konut alanı yaratmak, daha da kötüsü ideolojik nefret tatmini amacıyla ormanlarımıza zarar vermek yerine, onları korumak, geliştirmek ve ekonomik faaliyet sahasına dönüştürmek hepimizin yararına olacaktır.

Saygılarımla,