Bereket ve rahmet ayı olan on bir ayın sultanı Ramazan ayına girdik. Telaşı ile, alışverişi ile, sofraları ile farklı olan Ramaza,n bir ibadet ve de oruç ayı.
Oruç; niyetlenip tanyeri ağarmaya başladığı zamandan, güneş batıncaya kadar hiçbir şey yememe, içmeme, cinsel ilişkiden uzak durmaktır.
Günahlarımızın bağışlandığı mağfiret ayı, Kuran bu ayda nazil olduğu için kutsal bir ay, Ramazan.
Camiler dolar taşar, mahyalar kurulur, zeytinli, çorbalı, güllaçlı, hurmalı iftar sofralarının tadı, sohbeti bir başka olur. Yemek sonrası verdiği nimetler için Allah’a dua edilir, şükredilir, hamdedilir.
Oruç; bir ibadettir, bir takvadır. Takva; Allah’ın emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmaktır. Davranışlarımızda kötülüklerden koruyan, manevi bir kalkan, manevi bir zırh takva.
Çukurova’nın kaynar sıcağında, açıkta, tarlalarda, kapalı sıcak mekanlarda oruç tutmak hiç te kolay değil. Ama Allah sabrını veriyor.
Oruç; nefsimizi, şehevi duygularımızı sabırla dizginler, ruhumuzu temizler-terbiye eder, irademizi güçlendirir. Açların, yoksulların halini hissettirir, anlatır. Böylece şefkat ve merhamet duygularımızı harekete geçirir. Nimetin kadrini de derinden hissederiz. Sabrı tahammülü öğreten oruç, yoksulları, öksüzleri, yetimleri gözetmemize, yardım eli uzatmamıza ve onları sevindirmemize vesile olur.
Çeşitli nedenlerle oruç tutamayanlar, yaptıkları yardımlarla bunu telafi ederler.
Ramazan; Arapça Ramza ya da Ramaz’dan türetilmiş bir kelime. Ramza; kiri, tozu süpüren yağmur demek. Kötü huylar, nefsin arzuları, günahları bu ayda süpürüldüğü için, bu oldukça uygun.
Ramaz; Güneşin kavurucu sıcaklığında taşların yanması demekmiş. Süfli, kötü niyet ve arzular Ramazan’da yandığı için, kişilerde, bu sayede cehennemde yanmaktan kurtulurlar diye bir açıklaması var. Bence bu, ilki kadar inandırıcı değil.
Hepinize hayırlı Ramazanlar dilerim.