-Samimi olmayanı,
-Samimi bakmayanı,
-Samimi görmeyeni,
-Samimi davranmayanı,
-Samimi yaklaşmayını;
"Günahım kadar sevmedim, se-ve-me-dim."
.......
2026 yılı bütçe görüşmeleri bitti, AKP ve MHP oylarıyla kabul edildi..
Beklenen birşeydi, o oldu..
Hatırlatayım;
"Mecliste kabul gören bütçenin bizleri derinden sarsacağı, inim inim inleteceği kuzu gibi meleteceği şimdiden belli."
Sözünü ettiğim bütçe görüşmelerinde akıllarda kalacak olan gerçeği de dillendireyim...
-Protestolar,
-İtişmeler,
-Kalkışmalar,
-Zıtlaşmalar,
-Hırlaşmalar,
-Küfürleşmeler,
-Yumruklaşmalar,
-Pata küteler.
"Bizlerin vergileriyle maaş alan bu vekiller yaptıklarından utanıyor mu?" diye sormayacağım...
Beyhude olur..
Utanan bunları yapmaz çünkü..
Altını kalın hatlarla çizerek ifade etmek isterim;
-600 vekil bu parlamento için çok fazla.. 300 olsa yeter.. 50'sini de Karayusuflu Hüso hatırına atın, kalan sayı ZİYADE'dir..
Efendilerden artan paralar da emekliye, Bag-Kurluya, fakire, fukaraya, garibe, gurabaya, dula, yetime, tarlasını, bahçesini "don vurmuş" çiftçilere kafi gelir.
.......
Bu ülkede dünyanın en kolay şeyi vekil olmak..
İlkokul, ortaokul diplomasını "dışarıdan alanlar" vekil yapılıyor, lise mezunları, "OTTÜ den mezun olmuş" muamelesi görüyor..
Nerenin neresi, kimin kim oldugunu hiç bilmeyen Şanlıurfalı Bursa'dan, Bursalı Şanlıurfa'dan parlamento çatısına dahil olup, caka satıyor..
Bu "koftirik anlayış" bu güzel ülkenin her noktasında maalesef aynı..
"Ne alaka" illerden defalarca vekil olan kişiye; "Şu mahalle neresi gardaş?" diye sorulsa;
"Ne oğlu ne alaka" cevap vermezse şe-ref-si-zim.
.......
İnatlaşmayı, kavgayı, küfrü, yumruklaşmayı "vekil olmak" belleyen güruha bu sözlerim "kapak olsun" diyeceğim..
Kapak yerine oturmaz, o-tu-ra-maz.