5ocakgazetesi.com
Kozan Yolu (Sarıçam-Yüreğir bağlantısı), aslında şehir içi bir arter olmasına rağmen, sanayi tesislerine, kum ocaklarına ve çevre inşaatlara malzeme taşıyan ağır tonajlı araçların ana güzergahı konumunda. Özellikle sabah ve akşam mesai saatlerinde, işçi servisleri, öğrenci servisleri ve binek araçlar, bu devasa hafriyat kamyonlarıyla aynı dar şeritleri paylaşmak zorunda kalıyor.
Bu eşitsiz trafik ortamı sadece büyük bir kargaşa yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda sürekli ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarına davetiye çıkarıyor. Daracık kaldırımlarda yürümeye çalışan okul çocukları veya otobüs bekleyen vatandaşlar, hemen yanlarından yüksek hızla geçen ağır vasıtaların yarattığı tehlikeyle her gün yüzleşiyor.
Toplu Konutlar Arttı, Yol Aynı Kaldı
Kozan Yolu'nun bu yükü kaldıramamasının temelinde plansız yapılaşma yatıyor. Son yıllarda yolun etrafındaki mahallelere ardı ardına devasa TOKİ projeleri ve yeni konut alanları inşa edildi. Nüfus katlanarak artarken, bu yeni yerleşimlerin trafiğini tahliye edecek alternatif bulvarlar veya çevre yolu bağlantıları zamanında hayata geçirilemedi.
Altyapı (yol genişliği) aynı kalırken, üst yapıdaki (bina ve insan sayısı) bu devasa artış, mevcut Kozan Yolu'nu adeta bir darboğaza soktu. Bugün gelinen noktada, en ufak bir maddi hasarlı kazada veya yağmurlu havada bile kilometrelerce uzayan ve saatlerce açılmayan bir trafik kilidi yaşanıyor.
Çözüm Bekleyen Kalıcı Adımlar
Bölge halkı ve mahalle muhtarları, yıllardır yerel yönetimlere ve Karayolları'na çağrıda bulunarak Kozan Yolu'nun ağır vasıta trafiğinden arındırılmasını talep ediyor. Şehir içinden geçen bu rotanın bir "transit tır ve hafriyat geçişi" olmaktan çıkarılıp, ağır vasıtalar için alternatif güzergahların (Kuzey Çevre Yolu bağlantıları gibi) zorunlu tutulması şart. Aksi takdirde, her geçen gün artan trafik yoğunluğuyla birlikte Kozan Yolu, Adana'nın kanayan yarası olmaya ve can yakmaya devam edecek.





