Geçen gün 33 harfli "hiperoglu hiper" bir markette eşimle birlikte alışveriş yapıyoruz...
Kuyruk öyle böyle değil...
Uzun mu uzun...
Şimdi diyeceksiniz ki;
"Aşkolsun Canbolat, hipermarketler olsa olsa 5 ya da 6 harflidir... 66 nereden çıktı?"
Çıkar değerli dostlar çıkar... Bunlar Merkez Bankası'ndan çok daha fazla para kazandıkları için çıkaaaaar... Çok yakında, sözünü ettiğim 33 rakamı 66 olursa, sakın ola kimse şaşırmasın... Vatandaşın iliğini sömüren, darphaneden çok para basan bu gözaçıklar, kazandıkça "harf sayısını" artırıyor, arttırmaya da devam edecek gibi görünüyor...
Neyse... Konuyu dağıtmadan alışveriş yaptığımız markette yaşadığımız çok ilginç, çok komik, bir o kadar da trajedik meseleyi anlatayım...
Hanımla alışverişimizi yaptık, kasadayız... Kasadaki kuyruk, marketten Tufanbeyli'ye kadar... 6 kasa var, ama sadece 2 kasa işlem görüyor...
Bekle Allah bekle...
Kuyrukta kadınlar çoğunlukta... Onların işi kıyak... Bir sohbet, bir muhabbet sormayın gitsin... Bazıları, sucuklu yumurtaya katı yağ koymanın büyük yanlış olduğunu söylüyor... Bazıları, yelek, hırka örüyor... Bazıları da, "Bazlamanın içine fesleğen girerse hiç iyi olmaz, aşırı kiloya sebebiyet verir" diyor... Diğer kasadakiler de, yüze maske yapmanın yarardan çok zarar verdiğini anlatırken, kendinden geçiyor...
Hala kuyruktayız... Sabır taşı olsa çatlar anasını satayım... Allah'tan önümüzde 3 kişi var... Adam, 2 sepet doldurmuş... Kasiyer, yanlış yapmamak için çok dikkatli davranıyor... Önümüzde sıra bekleyen kişi, eşine; "Lavaboya gitmem gerek, durumu idare et" dedi ve gitti... Bayağı bir zaman geçtikten sonra geldi... Hala hesap yapan kasiyer, elindeki fişi adama uzatırken; "Borcunuz 2 bin 785 lira beyefendi" dedi...
Adam, elindeki "körüklü çantasından" paraları çıkardı, saymaya başladı...
Hepsi 50'lik -100'lük...
Say babam say... Bitecek gibi değil... Canımın sıkıntısından yerimde duramıyorum... Birilerine çatmamak, hır çıkarmamak için eşimden izin alarak, kendimi lavaboya attım...
Döndüm... Kasiyer hala para sayıyor... Kasaya 3,37 sularında girmiştik... Saate baktım, 7, 48... Elimdeki paketleri kasiyere uzattım, ondan helallik istedim ve "Müdürünüze selamlarımı söyleyin... Yakında ona mürdüm eriği getireceğim" dedim...
.......
Paramız gerçekten çok değerli, çok kıymetli, çok kallavi ve çok azametliymiş be dostlar...
Kim ki aksini söyler;
"Helak olur."