Aralık ayı enflasyonu 1 bile değilken, ocak ayı enflasyonu 4,8 olarak açıklandı..

-Neden?

-Sebep ne?

"Emekliye üç kuruş ZAM vermemek."

Şartların son derece zor ve acımasız kargaşalığında içinde "yara olanlar" bilir başkasındaki yarayı..

Gayrısı bilmez, bilemez..

Mümkünü olmaz, olamaz.

Değerli dostlar,

devlet meselesine dönüşen emeklilerin zam olayı maalesef "asrın konusu" olmayı sürdürüyor..

"Sür git" bir durum..

-Sokaklar dolu,

-Caddeler dolu,

-Meclis dolu.

-Eylem yapan yapana,

-Konuşan konuşana,

-Atan atana,

-Tutan tutana.

Sonuca bakıyorsunuz;

"Koskoca bir sıfır."

.......

Ülkedeki tüm emekliler, onları destekleyenler, destekler gibi görünenler,

"zam yapılana kadar susmayacağız" diyenler, sayı olarak gün be gün daha da çoğalınca... Hükümet, mevcut orana "artış yapmak" zorunluluğu hissetti..

Mikrofon başına geçildi, konuşma başladı.. Onlar konuştu bizler de koyun misali dinledik.. Şahsen ben, daha fazla koyun olmayı sindiremedim, soluk almak için kendimi dışarıya attım.. İçeri girmedim, arkadaşların çıkmasını bekledim.. Çıkanlara;

"Ne Anladınız?" diye sordum..

"Beynimiz yandı" dediler..

O kadar.

.......

Konuşmadan kimsenin birşey anlamadığını anlayınca... Elimin yettiği, dilimin döndüğünce ne anladığımı (!) sizlere anlatmaya çalışayım..

-Amaçlanan belliydi aslında..

O da ortaya kondu..

Hükümet, emeklilere 6 ayda bir zam (!) yapıyor ya.. Türkiye ayağa kalktı ya.. Hal böyle olunca... O halin son derece "halsiz" olduğu görülünce... "Ara zam yapalım bari" kararı verildi..

Bu konuda ikna gücü fazla olan kişi (!) seçildi...

"Çık konuş" dendi..

O da; "Konuşmakla kalmadı, destanlar yazdı (!)

Dedi ki;

-16 bin küsür lira alan emeklilerimiz bundan böyle 20 bin lira alacaaak.. 20 bin ve daha üstü alanlar ise yerinde sayacaaaaaaaaaak.. Yani, çok prim ödeyen ile, az prim ve hatta çok çok az prim ödeyenler arasındaki fark "farketmez ki" durumuna varacak, vardırılacak..

Yardırarak hem de.

.......

Noksanlıklarla dolu bu noktada; "Konu da belli olmuştur, konu mankeni de."

Bu kadar kararsızlık varken orta yerde, orta yerde olması gerekenler başka yer-ler-de..

-Gel de gocunma.

-Gel de yanma.

-Gel de kahrolma.

-Gel de utanma.

-Gel de küsme.

-Ve gel de SUS..!