Ramazan geliyor ya..
"Kallavi törkiş liraların" nerelerden, hangi yollarla "indirgandi" edileceğinin ince hesapları yapılıyor..
Koşan koşana, uçan uçana, vuran vurana..
Evine ekmek götüremeyecek, duruma düşürülen vatandaş kimin umurunda..
Fakirin, fukaranın, gurabanın "iskelete" dönmüş halini gören var mı?
Emeklinin "meeeeeeee" sesi çıkarmasına bakan, takan, takıştıran, tınlayan varmı?
HAYIR.
Varsa yoksa kendileri, yoksa varsa yine kendileri..
Paraya, para sevdasına, para aşkına sanki KENDİR ile bağlı mübarekler (!)
.........
Birilerinin, adına "bayram" dediği Ramazan Ayı'nda kendine yetemeyen, kara kara düşünen, ne yapacağını bilemeyen, borcunu ödeyemeyen, çoruna - çocuğuna mahcup olmaktan gına gelen, yarınının ne olacağını hesaplayamayan vatandaşın önce TUŞ, sonra da TAŞ olacağı kesin..
Bu "sarih gerçeği bile isteye" görmezden gelenler var..
Mesela Diyanet var..
Bu kurum, "kurum bağlamış haline aldırmadan" ve dahi, utanmadan sıkılmadan çıkıp şunu söylüyor, söy-le-ye-bi-li-yor;
-Hayırsever vatandaşlarımız
SMS yolu ile mesaj yollayarak, 180 lira fitre verecek..
Dikkat edin "verebilir" demiyor, "ve-re-cek" diyor..
-Ne kadar SMS,
o kadar "PARA."
-Ne kadar PARA,
o kadar "ÇARA."
Sormak isterim;
-Toplanacak paraların nerelere gideceği, kimin yarasına melhem olacağı konusunda fikri olan bir Allah kulu var mı?
-Bakan var mı?
-Bakacağını söyleyen var mı?
Soruların cevabı;
"Yok" diye yazılır, "yok oğlu yok" diye de okunur..
Adına Diyanet denen kurumun bütçesi, tamı tamına 130 milyar.. Rakamı, yeni para ile nasıl hesaplayacağımı bilemedim.. Konu beni de, yedi sülalemi de aşar.. Bu paranın ne kadar GANİ olduğunu bu ülkede hesaplayacak tek kişi Nurettin Nebati'dir diye düşündüm..
Çok yakın bir dostu aracılığıyla Nebati'ye ulaşıp, yardım istedim..
"Nafile" sonuçlandı..
Aklıma Karayusuflu Hüso geldi.. Onda Nebati kafası olduğundan, onu aradım.. 130 milyarın bugünün şartlarında ne kadar ettiğini sordum.. Aynen şunu söyledi;
"Paraları birbirinin kuyruğuna eklesinler, Amerika'yı 2222, Antartika'yı da 3333 kere dolaşır, bizim garayosoflu köyünde biter Silo gardaş."
Bizim Hüso'da müthiş, hatta müthiş'in üstünde kafa olduğundan, hayret edemedim, "Allah Allah" ta diyemedim..
Hüso, bugüne kadar beni hiç yanılmadı çünkü.