“Yaptığımız araştırmada evlenmenizde bir sakınca görülmemiştir. İyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta, zenginlikte yoksullukta, sonsuza kadar sayıp severek, kimsenin etkisi olmadan X kızı Z’yi eşin olarak kabul ediyor musun? Ben de sizleri karı-koca ilan ediyorum.” 

Nikâh memurunun tüyleri diken diken eden, mutluluk ve heyecan verici bu sözleri, evlilik çağına gelmiş her bireyin hayalidir.

Evlilik için, ‘Evlilik kutsal bir müessesedir’,

Bir de ‘Evlilik zor zanaattır’ da derler.

Evlilik, denince akla ilk gelen şey de mahrumiyettir.

Karı-Koca arasında geçen özeldir ve kimse karışamaz.

Boşuna dememişler, ‘Karı-koca arasına girilmez’ diye.

***

Ee, o zaman evlilik öncesi ve sonrasında aile bireylerinin densizlikleri ne demeli!

Yani hem evlilik kutsal, hem zor zanaat olacak, hem de karı-koca arasına girilmeyecek... Bu yaklaşım başka medeniyetlerde nasıldır bilinmez, ama bizim ülkemizde pek geçerliliği yoktur. Çünkü evliliği özel kılan her şeyin içine ederiz. Burnumuzu sokmazsak, ortalığı karıştırmazsak olmaz.

İki sevgili evlenince, aslında iki aile de evleniliyormuş.

Büyüklerimiz öyle demiş…

Peki, neden?

Çünkü kaynanalar görümceler, eltiler yengeler, kayınbiraderler kayınlar ve bacanaklar arasında kurulmuş tuhaf bir sistem vardır.

Dikkatinizi çekmiştir; Kayınbabaları yazmadım. Genelde en son onlar duyar…

Ne kadar bozuk ve saçma da olsa, yüz yıllardır kronikleşmiş olan bu sistemi kimseler yıkıp geçemiyor.

Af buyurunuz; gerdek gecesinden hamileliğe, çocuğun doğumundan yetiştirilmesine, geçim sıkıntısından iş-güç muhabbetine kadar, herkes burnunu sokar ve bu kutsal müesseseyi yerle bir eder.

Evli çiftlerin ne özeli, ne sosyal hayatı, ne de gizli-saklısı kalır.

Bunlarla baş edemeyen, dengeleri koruyamayan çiftleri de maalesef acı son bekler.

Sen şunu demişsin, o bunu söylemiş gibi başlayan cümlelerin sonunda, olanlar oluyor ve bin bir zorlukla kurulan yuva, bir hiç uğruna dağılabiliyor.

Evlenmek, günümüzde zaten bir mucize ve bu mucizeyi yerine getiren çiftler de birer kahraman ilan ediliyor.

***

Ama;     

Hiç kimse anlamıyor, anlamak istemiyor.

Bi’ rahat bırakınız efendim şu evli çiftleri!

Onların da kendi aileleri, kendi yaşantıları ve en önemlisi kendi özelleri var.

Ne desem nafile…

Her neyse…

Yazımın ikinci bölümünde, sosyal medyadan okumuş olduğum çok güzel bir hikâyeye yer vereceğim.

Nikâh memurunun, evlenen bir çifte naçizane tavsiyeleri ve önerileri olacak.

Bakalım nelermiş?  (Devam Edecek…)